DÜNYA
Yayınlanma : 06 Temmuz 2026 21:27
Düzenleme : 06 Temmuz 2026 21:27

İsrail'in acımasız saldırıları Lübnan'ı kana buladı: Can kaybı 4 bini aştı

İsrail'in acımasız saldırıları Lübnan'ı kana buladı: Can kaybı 4 bini aştı
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları can kaybını 4.319'a çıkardı, 12.203 kişi yaralandı. Ateşkes çabalarına rağmen saldırılar sürüyor, bölgedeki insani kriz derinleşiyor.

İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a yönelik sürdürdüğü saldırılar, bölgedeki insani krizi derinleştiriyor. Sağlık Bakanlığı'nın güncel verilerine göre, bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 319'a ulaşırken, yaralı sayısı ise 12 bin 203'e fırladı. Dünkü açıklamalarda 4 bin 304 olarak kaydedilen can kaybı, son günlerdeki artışla birlikte endişe verici boyutlara ulaştı.

SALDIRILAR TAVİZSİZ SÜRÜYOR

Bölgedeki ateşkese ve ABD-İran arasında varıldığı iddia edilen mutabakata rağmen İsrail'in saldırıları durmak bilmiyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) güneydeki Kefer Tebnit ve Beraşit beldelerine yönelik saldırılar düzenledi. Beraşit'e yapılan saldırıyla eş zamanlı olarak bölgeye topçu atışları ve makineli tüfek taraması yapıldığı belirtildi. Ayrıca, İsrail ordusunun Bint Cubeyl ilçesine bağlı Konin beldesindeki bazı evleri patlayıcılarla yıktığı bildirildi. Öğle saatlerinde Yukarı Nebatiye beldesinde bir araca düzenlenen İHA saldırısında ise bir kadın, annesi ve yabancı uyruklu iki kişi yaşamını yitirdi.

ATEŞKES ÇABALARI BOŞA MI GİTTİ?

İsrail ordusu, 2 Mart'ta Lübnan'a başlattığı yoğun hava saldırılarıyla ülkenin güneyinde pek çok bölgeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurmuştu. ABD Başkanı Donald Trump'ın 24 Nisan'da duyurduğu 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta uzatıldığı bilgisi ve ardından ABD arabuluculuğunda gerçekleşen görüşmelerle 17 Mayıs'ta 45 gün daha uzatılması kararı alınmıştı. Hatta 14 Haziran'da İran ve ABD, savaşın durdurulmasını ve sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını açıklamışlardı. Ancak mevcut gelişmeler, bu çabaların ne kadar sonuç verici olduğunu sorgulatır nitelikte. Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelerin ardından 26 Haziran'da imzalanan 'çerçeve anlaşması'nın da sahada bir karşılığı olmadığı görülüyor. Bu durum, 'soykırımcı Netanyahu'nun yine Trump'a yaranmaya çalıştığı ve ilişkilerinde çatlak olmadığı iddialarının ne kadar gerçekçi olduğunu da tartışmaya açıyor.