Toplumun ahlak ve hukuk konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini her fırsatta dile getiren gazeteci Barış Pehlivan'ın, eski sevgilisi Bahar Aygül tarafından savcılığa sunulan suç duyurusuyla adı akılalmaz bir olaya karıştı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na intikal eden olayda, Pehlivan'ın 'ısrarlı takip', 'bilişim sistemlerine hukuka aykırı sızma' ve 'kişisel verileri ele geçirme' gibi ciddi suçlamalarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Bu durum, 'nüfuzlu gazeteci' olmanın süreci nasıl etkilediği sorusunu da beraberinde getiriyor.
AYRILIĞI KABULLENEMEDİ, KABUSU BAŞLATTI
Bahar Aygül'ün savcılığa verdiği ifadeye göre, çiftin Ekim 2023'teki kesin ayrılığının ardından Pehlivan'ın Aygül'ü farklı hatlardan arayarak ilişkiye yeniden başlaması yönünde psikolojik baskı uyguladığı öne sürüldü. Aygül'ün bu talepleri reddetmesi üzerine olayların taciz boyutuna ulaştığı ve 13 Ağustos 2024'te Skype üzerinden gelen aramayı reddeden Aygül'ün dijital saldırıya uğradığı iddia edildi.
'ÖZEL HAYATA SİBER SALDIRI' VE NUMARA SKANDALI
Aygül'ün beyanlarına göre, Skype aramalarının ardından Pehlivan'ın e-posta ve Instagram hesaplarına sızılmaya çalışıldığına dair uyarılar aldığı, ayrıca 8 Ekim 2025'te tanımadığı bir kadından gelen WhatsApp mesajıyla, cep telefonu numarasının Barış Pehlivan tarafından başkalarına dağıtıldığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında Pehlivan'ın telefonuna el konulmasına rağmen, gazeteci olduğunu ve haber kaynaklarının deşifre olmaması gerektiğini belirterek telefonunun şifresini vermeyi reddettiği, bu durumun da dijital kanıtlara ulaşılmasını engellediği belirtildi. Müşteki Aygül, Pehlivan'ın nüfuzunu kullanarak tanıkları susturduğunu ve karşılaştığı baskı duvarını aşamadığını ifade etti. Dava, şikayet süresinin dolması ve yeterli delil bulunamaması gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlandı.



