İran'da rejim karşıtı gösterilerde tansiyon giderek yükselirken, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı endişe verici boyutlara ulaştı. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından yayınlanan güncel rapora göre, protestolarda ölenlerin sayısı 2 bin 550'ye fırladı. Bu trajik bilançoda 2 bin 403 gösterici ve 147 emniyet görevlisi bulunuyor. Olaylarda ayrıca 1134 kişinin yaralandığı ve 18 bin 434 kişinin ise gözaltına alındığı bildirildi.

GÖRÜLMEMİŞ ŞİDDET VE YÜKSELEN ÖLÜ SAYISI
Analistler, bu rakamların İran'da son yıllarda yaşanan tüm toplumsal huzursuzluk dalgalarındaki can kayıplarını geride bıraktığını ve 1979 İslam Devrimi'nin kaotik günlerini anımsattığını belirtiyor. Özellikle iki haftalık kısa bir sürede, aylar süren 2022 Mahsa Amini protestolarındaki ölü sayısının dört katına ulaşması dikkat çekiyor. Ancak, ülkedeki internet kesintileri nedeniyle sağlıklı bilgi akışının sağlanamadığı İran'da, gerçek ölü sayısının çok daha yüksek olabileceği tahmin ediliyor. ABD merkezli 'CBS News' kaynakları ise ölü sayısının en az 12 bin, hatta 20 bine kadar çıkmış olabileceği yönünde iddialarda bulundu.
ABD'DEN İRAN'A İDAM TEHDİDİ VE BÖLGESEL ENDİŞELER
Yaşanan bu gelişmelerin ortasında, ABD'nin olası adımları yakından takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump, protestolarda bazı göstericilerin idam edilebileceğine dair haberlere sert tepki göstererek, 'Eğer onları asarlarsa, bunun karşılığında bazı şeyler göreceksiniz' diyerek İran'a net bir tehditte bulundu. Eylemlerde yakalanan ve 'Allah'a karşı savaş açmak' suçlamasıyla avukat hakkı tanınmadan idama mahkum edildiği iddia edilen 26 yaşındaki İrfan Soltani'nin durumu, bu tehdidin somutlaştığına dair endişeleri artırdı. ABD'nin olası bir müdahalesi, bölge ülkelerinde de ciddi endişelere yol açtı. Wall Street Journal'ın haberine göre, Suudi Arabistan, Umman ve Katar gibi Körfez ülkeleri, olası bir saldırının petrol piyasalarını sarsacağı ve ABD ekonomisine zarar vereceği uyarısıyla Trump yönetimini bu adımdan vazgeçirmeye çalışıyor. Öte yandan, İsrailli ve Arap yetkililer, İran rejiminin Amerikan saldırısıyla devrilecek kadar zayıf olmadığını düşünerek, Trump yönetiminin şimdilik İran'a saldırmaktan kaçınmasını önerdi. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in ise ABD'nin muhtemel saldırısına karşı ordudaki tüm birliklere savunma hazırlıklarını güçlendirme talimatı verdiği açıklandı.
TÜRK ÖĞRENCİLER MAHSUR KALDI, PEHLEVİ'DEN ORDUYA ÇAĞRI
İran'daki protestolar, eğitim amacıyla bu ülkede bulunan Türk öğrencilerini de olumsuz etkiledi. 460 öğrenciden büyük çoğunluğu Türkiye'ye dönerken, pasaportlarını alamayan bazı öğrenciler mahsur kaldı. Batı Akdeniz Danışmanlık yetkilileri, 6 öğrencisinin Türkiye'ye döndüğünü belirtirken, Ant Danışmanlık Yurt Dışı Eğitim firması sahibi Ali Temizer, 15 Türk öğrenciden 11'inin ülkeye döndüğünü, 4 öğrencinin ise pasaportlarını alamadığı için geri dönemediğini ifade etti. Bu arada, eylemlere destek veren İran'ın devrik son şahının büyük oğlu Rıza Pehlevi, İran ordusuna çağrıda bulunarak, 'Sizler İran'ın ulusal ordususunuz, İslam Cumhuriyeti’nin ordusu değil. Yurttaşlarınızın canlarını koruma göreviniz var. Çok az zamanınız kaldı. En kısa sürede onlara katılın' dedi. Uzmanlar, İran'da rejimin ancak ordunun saf değiştirmesi durumunda devrilebileceği görüşünü dile getiriyor.
ABD BÖLGEDEKİ ÜSLERİNDEN PERSONEL ÇEKİYOR
ABD'nin, İranlı yetkililerin 'Eğer Washington saldırırsa, ABD üslerine sahip komşu ülkelerin vurulma' uyarısının ardından, bölgedeki tüm kritik üslerinden personel çekmeye başladığı öğrenildi. Katar'daki ana ABD hava üssünden bazı personelin ayrılmaları yönünde tavsiye verildiği belirtiliyor. Bu gelişmelerin ortasında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, mekik diplomasisini sürdürüyor. Önceki gün İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake ile görüşen Fidan, dün Abdullahiyan ile ikinci kez görüşerek 'müzakerelere duyulan ihtiyacı' vurguladı.


