İstanbul'da yaşayan Şükrü Yıldız adlı vatandaş, 1955 yapımı evinde yaptığı tadilatlar sonrası İBB tarafından yıkım kararıyla karşı karşıya kaldı. Yıldız, tadilat için belediyeden izin aldığını belirtse de, ailenin evi yıkılarak mağdur edildiğini ve kış ayında 5 çocuğuyla nereye gideceğini bilemediğini ifade etti.
YAPI KAYIT BELGESİNE RAĞMEN YIKIM
Şükrü Yıldız, 9 ay önce satın aldığı evi güçlendirmek amacıyla Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğü'nden tadilat izinleri aldığını ve çatı yenileme, dış duvar mantolama gibi işlemler için onay aldığını belirtti. Ancak bölgeden gelen şikayetler üzerine saha mühendislerinin incelemesi sonucunda evin ön duvarının 107 metrekareye çıkarıldığı tespit edildi. Yıldız, 3 gün içinde duvarı eski haline getirip 85 metrekareye düşürdüklerini ancak yeniden yapılan incelemede sundurma alanının kullanıldığı gerekçesiyle yıkım kararı verildiğini söyledi. Ayrıca, 107.72 metrekare üzerinden 711.000 TL gibi orantısız bir idari para cezası kesildiğini ve yapı kayıt belgesinin iptali için mahkeme açıldığını da ekledi.
BELEDİYENİN KEYFİ UYGULAMASI MI?
Mağdur Yıldız, belediyenin keyfi bir karar aldığını ve encümen kararı, para cezası, imara aykırılık itirazlarına rağmen evi komple yıktığını dile getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile görüştüğünü ve yapı kayıt belgesiyle ilgili bir iptal söz konusu olmadığını, bu durumda normalde yıkım kararı verilemeyeceğini öğrendiğini belirtti. Belediyenin yaptığı tutumların keyfi olduğunu ve bir metre duvarı öne alıp sonra geri çekmesine rağmen yıkımın gerçekleştiğini ifade etti. Kış ayında 5 çocuğuyla nereye gideceğini bilmediğini, eşyalarının su içinde kaldığını ve yıkım bedeli ile moloz kaldırma masrafları için kendisinden para talep edildiğini söyledi. Yıldız, belediyenin önce 'yap' deyip sonra tutanak tutup ceza keserek kendisini büyük bir masrafa soktuğunu ve yapıyı yıkıp el koyduktan sonra ikinci bir mahkemeye sevk ettiğini belirtti.



