DÜNYA
Yayınlanma : 22 Haziran 2026 10:24
Düzenleme : 22 Haziran 2026 10:24

Hürmüz şoku sonrası ülkeler petrol rezervlerini büyütüyor: Küresel arzda yeni dönem

Hürmüz şoku sonrası ülkeler petrol rezervlerini büyütüyor: Küresel arzda yeni dönem
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, ülkeleri stratejik petrol rezervlerini artırmaya itti. Yeni depolama projeleriyle yaklaşık 1 milyar varillik ek talep bekleniyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel enerji piyasalarında yarattığı sarsıntı, özellikle hassas ekonomileri stratejik petrol ve doğalgaz depolama kapasitelerini artırmaya yöneltti. İran savaşı sırasındaki ağır ekonomik bedeller, gelecekteki olası şoklara karşı hazırlıklı olma ihtiyacını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu stratejik hamle, küresel piyasalarda yaklaşık yarım milyar varillik ek bir petrol talebi yaratma potansiyeli taşıyor.

STRATEJİK REZERVLERİN ÖNEMİ ARTIYOR

Hürmüz Boğazı'nın yaklaşık üç ay süren neredeyse tam kapanması, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz arzının %20'sini sekteye uğrattı. Bu kriz, Brent petrolünün varil fiyatını 120 dolara kadar tırmandırırken, dünya acil durum rezervlerinin devreye girmesiyle daha büyük bir yıkımın önüne geçildi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi 32 ülke, stratejik petrol rezervlerinden tarihi bir miktar olan 400 milyon varili piyasaya sürerek süreci yönetti. Bu müdahale, 1973 Arap Petrol Ambargosu sonrası oluşturulan ve IEA üyelerinin en az 90 günlük net ithalatına eşdeğer acil durum stoku bulundurması kuralını doğruladı. Çin de IEA üyesi olmamasına rağmen, 1 milyar varili aşan devasa stratejik petrol rezervini devreye sokarak küresel enerji ithalatındaki bağımlılığını azalttı ve milyarlarca dolar tasarruf sağladı. Bu durum, enerji krizinin etkilerini daha ağır hisseden Hindistan, Pakistan, Tayland gibi ülkelerde tüketimi kısmak için sübvansiyonlar ve kısıtlamalar gibi önlemleri zorunlu kıldı. ÜLKELER DEPOLAMA KAPASİTELERİNİ GENİŞLETİYOR Hindistan, dünyanın üçüncü en büyük petrol ithalatçısı ve ikinci en büyük sıvılaştırılmış petrol gazı ithalatçısı olarak, mevcut 8 günlük rezervini IEA'nın 90 günlük standardına ulaştırmak için yaklaşık 28 milyar dolarlık ek stok ihtiyacıyla karşı karşıya. Yeni Delhi, bu doğrultuda 13 milyon varillik yeni bir rezerv oluşturma adımı attı. Pakistan da Ortadoğu'ya olan %90'lık enerji ithalatı bağımlılığını azaltmak amacıyla yurt içi depolama kapasitesini genişletmeyi hedefliyor ve 35 milyon varil ek stoğa ihtiyaç duyuyor. IEA'nın stratejik rezerv yükümlülüğünü yerine getiremeyen Avustralya, 50 günlük yakıt stoku için 7 milyar dolar harcayacağını açıkladı. Singapur gibi diğer ülkeler de stratejik depolama kapasitelerini artırmayı değerlendiriyor. Avrupa, kış talebini yönetmek için gaz depolama sistemine sahip olsa da, ithal LNG'ye olan bağımlılığı nedeniyle ek depolama alanları inşa etmeyi düşünebilir. Enerji üreticisi ülkeler de dahil olmak üzere Körfez ülkelerinin ulusal petrol şirketleri, ihracat esnekliklerini korumak için bölge dışındaki depolama tesislerini artırma arayışında. DEPOLAMA HAMLESİ PİYASALARI NASIL ETKİLEYECEK? Planlanan yeni depolama projeleri ve krizde tüketilen stokların yeniden doldurulmasıyla birlikte, piyasada yaklaşık 1 milyar varillik ek bir talep oluşması bekleniyor. Bu durum, birkaç yıla yayılsa dahi fiyatlar üzerinde önemli bir destekleyici etki yaratacaktır. IEA'nın gelecek yıl küresel petrol arzının talebi günde 4 milyon varilden fazla aşacağı tahminleri, ham petrol fiyatlarının aşırı yükselmesini engelleyebilir. Ancak lojistik sorunlar veya Ortadoğu'daki hassas güç dengesinin bozulması gibi faktörler bu senaryoyu değiştirebilir. Uzun vadede, daha büyük stratejik rezervlere sahip bir dünya, şoklara karşı daha dirençli hale gelerek fiyatları dengeleyebilir. Hindistan gibi ülkeler, arzın daraldığı dönemlerde alımlarını azaltarak fiyat dalgalanmalarını hafifletebilir.