ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın 100'üncü günü itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndaki ticari hareketlilik tarihsel bir daralma yaşıyor. Küresel ekonomi üzerindeki maliyetler ise her geçen gün artmakta.
TİCARET HAREKETLİLİĞİ DÜŞÜYOR
Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı, dünya genelindeki günlük petrol tüketiminin ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 20'sini, deniz yoluyla yapılan gübre ticaretinin ise yaklaşık üçte birini barındırıyordu. Ancak savaş süresince yalnızca 988 ticari gemi geçiş yaptı. Bu, günlük ortalama gemi geçişinin 10'a gerilemesi anlamına geliyor. Normal koşullarda Hürmüz Boğazı'ndan günde ortalama 129 ila 138 gemi geçerken, bu sayı yüzde 90'dan fazla azaldı.
ENFLASYON ENDİŞELERİ ARTMAKTA
Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesi, petrol fiyatlarında şok etkisi yarattı. Ayrıca, sıvılaştırılmış doğal gaz ve gübre tedarikindeki arz kısıtları, birçok ülkede enflasyon endişelerini yeniden tetikledi. Gemi geçişlerinin 28 Şubat'ta 78, 1 Mart'ta 30 ve 2 Mart'ta 13'e düştüğü günler kaydedildi. Küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8'e gerilemesi bekleniyor. Bu durum, dünya ekonomisinde en az 700 milyar dolarlık bir kayba işaret ediyor.
ENERJİ KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin büyük çoğunluğu petrol ve petrol ürünleri taşıyan tankerler. 988 geminin 456'sı bu türden oldu. LNG ticareti ise ciddi şekilde aksadı; Katar'daki LNG tesislerindeki üretim durması nedeniyle yalnızca 18 LNG gemisi geçebildi. Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı'nın temmuz ayına kadar yeniden açılmayacağını tahmin ediyor. Enerji arzındaki bozulma, dünya ticaretine ve gelişmekte olan ekonomilere büyük maliyetler getirmekte. OECD, küresel ticaret büyümesinin 2025'te yüzde 5'ten bu yıl yüzde 3,1'e gerileyeceğini öngörüyor.



