Orta Doğu'daki yüksek tansiyon, küresel ekonomi için riskli senaryoları beraberinde getiriyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, dini lider Ali Hamaney dahil olmak üzere rejim yetkililerinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu durum, Tahran'ın sert bir şekilde karşılık vermesine neden oldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerini yasakladığını bildirdi ve Türk bayraklı gemiler için en yüksek alarm durumuna geçildi.
Hürmüz Boğazı'nda çatışma riski
İran devlet televizyonu, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan bir petrol tankerinin saldırıya uğradığını duyurdu. Bu gelişme sonrasında, Almanya merkezli Hapag-Lloyd, tüm geçişlerini askıya aldığını açıkladı. Hürmüz Boğazı, günde yaklaşık 20 milyon varil petrolün geçtiği stratejik bir koridor olarak, küresel ticareti derinden etkileme potansiyeline sahip. Bu durum, deniz yoluyla taşınan ham petrolün üçte birinin bu geçitten geçtiği göz önüne alındığında, dünya genelindeki enerji ticaretini de etkileyebilir.
Küresel ekonomik etkiler
Hürmüz Boğazı'ndaki bir kördüğüm, ABD'de benzin fiyatlarını artırarak siyasi riskleri artırabilir. Avrupa ülkeleri, enerji yoğun sanayi yapıları nedeniyle resesyon riskiyle karşı karşıya kalabilir. Küresel ölçekte nakliye maliyetleri ve gıda fiyatlarında artışlar meydana gelebilir. Türkiye'de ise kur krizleri yaşanabilir ve yatırımcılar güvenli limanlara yönelebilir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, bölgedeki Türk gemileri için ISPS Kod Güvenlik Seviyesi 3'ün uygulandığını duyurdu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin daha güçlü olması gerektiğini vurguladı. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel dengeyi altüst edeceğini belirtti. Bu durum, ABD'nin uzun süreli bir savaşı sürdüremeyeceği endişelerini de beraberinde getiriyor.



