EKONOMİ
Yayınlanma : 04 Mart 2026 11:44
Düzenleme : 04 Mart 2026 11:44

Hürmüz Boğazı kapanırsa dünya ekonomisi sallanır: Asya'ya doğrudan darbe!

Hürmüz Boğazı kapanırsa dünya ekonomisi sallanır: Asya'ya doğrudan darbe!
Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir kapanma, Asya'yı doğrudan etkileyip küresel ekonomiyi sarsabilir. Uzmanlar, petrol fiyatlarında çift haneli artışlar ve artan oynaklık beklerken, uzun süreli bir kapanmanın küresel büyümeyi yavaşlatabileceği

Dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir aksama, küresel ekonomiyi zincirleme bir etkiyle sarsabilir. Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre, geçen yıl günlük ortalama 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün taşındığı bu stratejik boğaz, dünya deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'ini oluşturuyor. Alternatif güzergahların sınırlı olması, Boğaz'daki herhangi bir kesintinin petrol piyasaları üzerinde büyük sonuçlar doğurmasına neden oluyor.

Asya'ya Doğrudan Etki, Avrupa ve ABD'de Dolaylı Sonuçlar

St. Gallen Üniversitesi Makroekonomi Profesörü Guido Cozzi, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından en büyük darbeyi Körfez'den petrol ithalatına bağımlı ülkelerin alacağını vurguladı. Cozzi'ye göre, özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi büyük Asya ithalatçıları kısa vadede ciddi arz kesintileriyle karşı karşıya kalabilir. Avrupa da etkilenmekle birlikte, ABD'nin yerli üretimi ve alternatif kaynaklara kısmi çeşitlendirmesi sayesinde etkilenme derecesi daha düşük olacak. Ancak küresel fiyatlardaki artışın ABD ekonomisine de yansıması bekleniyor.

Fiyatlarda Çift Haneli Artış ve Artan Oynaklık Bekleniyor

Cozzi, kısa vadede küresel petrol piyasalarının risk primi ve stoklama davranışları nedeniyle keskin bir fiyat sıçramasıyla tepki vereceği uyarısında bulundu. Geçici bir kesintinin bile Brent petrol fiyatlarında çift haneli artışlara yol açabileceğini belirten Cozzi, vadeli işlem piyasalarının hem anlık kıtlığı hem de jeopolitik belirsizliği fiyatlayarak enerji ve taşımacılık piyasalarında oynaklığı artıracağını dile getirdi. Tarihsel olarak 1973 petrol ambargosu, İran-Irak Savaşı ve 2019'daki Suudi petrol tesislerine yapılan saldırılar gibi benzer durumlar yaşanmış olsa da, günümüzün daha finansal olarak entegre piyasalarında spekülatif dinamikler, kısa vadeli fiyat hareketlerini daha da tetikleyebilir. Uzun süreli bir kapanma senaryosunda ise, özellikle enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerde küresel büyümede ciddi yavaşlamalar ve gelişmiş ekonomilerde merkez bankalarının para politikalarını ertelemeleri söz konusu olabilir.

Rafineriler Sınırlı Arz İçin Rekabet Edecek

Wood Mackenzie Emtia Araştırmaları'ndan Alan Gelder, Boğaz'ın kapanmasının ham petrolden ziyade rafine ürünler üzerinde daha güçlü bir etki yaratacağını belirtti. Gelder'e göre, uzun süreli bir kapanma durumunda küresel rafineri sektörü için ham petrol bulunabilirliği ciddi şekilde etkilenecek. Orta Doğu dışındaki yedek üretim kapasitesinin talebi karşılamaya yetmeyeceği bu senaryoda, rafineriler sınırlı arz için birbirleriyle rekabet etmek zorunda kalacak. Stratejik petrol stoklarının devreye alınmasıyla etkinin hafifletilmeye çalışılsa da, nihai olarak küresel arz-talep dengesinin yüksek fiyatlar yoluyla sağlanacağı ve uzun süreli kapanmalarda talep yıkımının gerçekleşeceği öngörülüyor. Ancak Gelder, böyle bir senaryonun gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu, zira ABD'li tüketicilerin yüksek benzin fiyatlarına karşı hassasiyetinin ve yaklaşan ara seçimlerin ABD hükümetini bu yönde adım atmaktan alıkoyacağını ifade etti. Gelder, Boğaz iki hafta kapalı kalırsa petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar seviyesine ulaşabileceği tahmininde bulundu.