İsrail'in Gazze'ye ulaşmaya çalışan yardım filosuna yönelik saldırısı, yalnızca insani yardımı değil, aynı zamanda küresel vicdanı da hedef aldı. Saldırılar sırasında gönüllüler, İsrail askerlerinin öncelikle iletişim ve yayın sistemlerini susturmaya çalıştığını bildirdi. Bu kaos ortamında, GZT Editörü Ümmü Gülsüm Durmuş da kaçırılmadan hemen önce yaşadıklarını aktardı.
ACİL DURUM VE SİNYAL KESİCİLER
Ümmü Gülsüm Durmuş, Sumud Filosu'nun etrafında beliren savaş gemileri ve askeri botlar eşliğinde yaşananları canlı olarak duyurmaya çalıştı. Ana merkezle irtibatın kesildiğini, ilerlemeye çalıştıklarını ve internet bağlantılarında yaşanan kesintilerin muhtemelen sinyal kesicilerden kaynaklandığını belirtti. Bu durum, yaşananların uluslararası kamuoyundan gizlenme çabasının bir parçası olarak yorumlandı.
ULUSLARARASI SULARDA TERÖR VURGUSU
Saldırı anında Nablus gemisinde bulunan "Küresel Sumud Filosu" organizasyonunun yönetim kurulu üyesi Fatih Varol, İsrail güçlerinin uluslararası sularda adeta terör estirdiğini vurguladı. Varol, İsrail'in bu tür müdahalelerinin Filistin'in mazlumiyetinden çok, İsrail'in vandalizm ve terörizmini gözler önüne serdiğini dile getirdi. Benzer bir şekilde, ilk saldırılardan kurtulan Munki Gemisi'ndeki Ferhat Çalışye de savaş gemileriyle yapılan müdahaleyi atlattıklarını ve belirlenen koordinatlar doğrultusunda ilerlemeye devam ettiklerini aktardı. Saldırılarda birçok Türk vatandaşı da alıkonulmuş durumda.
SOYKIRIMA HAYIR MESAJI VE YOL ARKADAŞI
Öte yandan, İsrail askerlerince katledilen Türk-Amerikan vatandaşı Ayşenur Ezgi Eygi'nin yanında bulunan Avustralyalı Helen Maria O’Sullivan da Sumud Filosu ile Gazze'ye gidiyordu. O’Sullivan, saldırı öncesi güvenlik kameralarına “Soykırıma hayır” ve “Sevgiyle gidiyoruz” yazılı notları göstererek vicdanlara seslendi. O'Sullivan, daha önce de Batı Şeria'daki işgali protesto etmek için gelmiş ve Ayşenur Ezgi ile birlikte köyleri savunmaya çalışmıştı. Ayşenur Ezgi Eygi, O'Sullivan'ın kollarında hayatını kaybetmişti.



