Formula 1, sporun çevresel etkilerini sıfırlama vizyonuyla hayata geçirdiği '2030 Net Sıfır' stratejisinde önemli bir başarıya imza attı. Organizasyon, 2018 yılındaki emisyon seviyelerine kıyasla toplamda %35'lik bir düşüş kaydederek, 2030 yılına kadar kendi operasyonlarındaki emisyonları %50 oranında azaltma hedefine doğru emin adımlarla ilerlediğini kanıtladı.

ÇEVRESEL ETKİLERİ AZALTMA HAMLELERİ
Karbon muhasebesi şirketi Normative tarafından doğrulanan son rapora göre, 2025 yılında F1 operasyonlarının toplam emisyonu 148.805 tCO2e olarak kaydedildi. Bu rakam, bir önceki yıla göre %11,8'lik bir azalmaya işaret ederken, 2018'deki 228.793 tCO2e'lik başlangıç noktasına göre ise büyük bir ilerleme anlamına geliyor. Bu başarının ardında, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş, sürdürülebilir havacılık ve denizcilik yakıtlarına yapılan yatırımlar ile lojistik operasyonlarının optimize edilmesi gibi bir dizi somut adım yatıyor. Örneğin, Avrupa yarışlarında padokların enerji ihtiyacı artık güneş enerjisi ve HVO (hidrojenle işlem görmüş bitkisel yakıt) kombinasyonu ile karşılanıyor.
GELECEĞE YÖNELİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PLANLARI
Formula 1, gelecekte de çevresel ayak izini minimize etmeye devam edecek. 2030 yılına kadar yayıncılık ve lojistik ekipmanlarının %50'sinin hava taşımacılığından çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca, 2026 sezonundan itibaren uygulanacak olan 'takvim rasyonelleştirilmesi' planı kapsamında, birbirine yakın coğrafyalardaki yarışların ardı ardına düzenlenmesiyle önemli karbon tasarrufları sağlanacak. F1 Sürdürülebilirlik Müdürü Ellen Jones, attıkları adımların sürdürülebilir operasyonların mümkün olduğunu gösterdiğini ve bu sürecin performans veya seyir zevkinden ödün vermeden ilerlediğini vurguladı.


