EKONOMİ
Yayınlanma : 15 Ekim 2025 04:20
Düzenleme : 15 Ekim 2025 04:20

Emlak vergisi ve tapu harcı sistemindeki adaletsizlikler: Rayiç bedel uçurumu devletin cebini boşaltıyor

Emlak vergisi ve tapu harcı sistemindeki adaletsizlikler: Rayiç bedel uçurumu devletin cebini boşaltıyor
Taşınmazların emlak vergisi değeri olarak belirlenen rayiç bedellerin piyasa gerçeklerinden uzak olması, hem vatandaşlar hem de devlet için önemli adaletsizlikler ve vergi kayıpları yaratıyor. Bu durum, tapu harcı ödemelerinde büyük uçurumlara neden oluyo

Taşınmazların emlak vergisi değeri olarak bilinen rayiç bedel, 4 yılda bir belediyeler bünyesindeki takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir. Bu rakamın, ev, iş yeri ve arsa alım satım işlemlerinde esas alınması, piyasadaki gerçek alışveriş rakamları ile belediyelerin belirlediği rayiç bedeller arasında büyük bir uçurum yaratarak çarpık bir tablo oluşturmaktadır.

RAYİÇ BEDEL UYGULAMASINDAKİ ADALETSİZLİK

Mevcut uygulama, yıllardır süregelen adaletsizliklere ve tutarsızlıklara neden olmaktadır. Kira fiyatlarını, konut satış tutarlarını ve inşaat maliyetlerini doğrudan etkileyen rayiç bedel uygulamasında bir reforma ihtiyaç duyulmaktadır. Kamunun büyük bir gelir kaybına yol açan bu yapının düzeltilmesi, toplumda adalet duygusunun pekişmesine katkı sağlayacaktır.

DEVLET İÇİN BÜYÜK VERGİ KAYBI

Belediyelerin belirlediği rayiç bedellerin gerçek piyasa değerinin çok altında tutulması, bazı kişilerin düşük rayici baz alarak tapu harçlarını gerçek alım satım değerinin çok altında ödemesine ve dolayısıyla büyük bir vergi kaybına yol açmaktadır. Öte yandan, özellikle büyükşehirlerde ve turizm bölgelerinde görülen 10-15 katı bulan rayiç bedel artışları, sistemin tutarsız çalıştığını ve vatandaşı haksız yere yüksek emlak vergisi yükü altına soktuğunu göstermektedir.

SOMUT ÖRNEKLERLE TAPU HARCI UÇURUMU

İstanbul Başakşehir'de gerçek değeri 12 milyon lira olan bir daire için 480 bin lira tapu harcı ödenirken, konutunu düşük rayiç üzerinden gösteren bir satıcının cebinden yalnızca 96 bin lira çıkmaktadır. Bursa'da bir arsanın metrekaresi düşük rayiç sebebiyle 700 lira olarak görünürken, satış sırasında metrekaresi için 5 bin lira bedel istenmektedir. Bu durum, harç ödemesi yapılırken gerçek satış değeri yerine belediye tarafından belirlenen rayiçin beyan edilmesiyle devletin vergi kaybını net bir şekilde ortaya koymaktadır. İstanbul Sultangazi ilçesinden bir örnekte, 4,6 milyon liraya alınan evin gerçek değerini gizleyen bir kişi, belediyeden aldığı rayiç değer evrakında yazılı olan 1,2 milyon liraya anlaştıklarını beyan ederek 48 bin liralık tapu harcı ödemiştir. Bu işlemde, alıcı ödemesi gereken tapu harcının yaklaşık yüzde 25'ini ödeyerek devletin yaklaşık yüzde 75'lik bir vergi kaybına uğramasına neden olmuştur. İzmir'de işlek bir caddedeki bir dükkanın 15 milyon liraya el değiştirmesi durumunda, belediyenin belirlediği 2,5 milyon liralık rayiç bedel üzerinden işlem yapıldığında 100 bin TL tapu harcı ödenirken, gerçek değer olan 15 milyon lira beyan edildiğinde 600 bin TL tapu harcı ödenmesi gerekmektedir. Maalesef çoğu zaman taraflar gerçek değerinden çok daha düşük beyanlarda bulunarak şüphe çekilmemesi için belediyenin belirlediği rayiç bedelin bir miktar üzerinde bir rakam beyan edip işlemi tamamlamaktadır. Ev sahipleri için emlak vergisi miktarı ve ev hayali kuranlar için tapu harcının belirlenmesinde önemli rolü olan rayiç bedelde adil ve şeffaf bir mekanizmanın kurulması şarttır. Rayiç bedellerin gerçek değerine yakın tutulması ve vatandaşların bu artıştan etkilenmemesi için tapu harcı ve emlak vergisi oranlarının düşürülmesi gerekmektedir. 2026-2029 yıllarında uygulanacak rayiç bedellerin, vatandaşı mağdur etmeyecek ve vergi adaletini tesis edecek bir anlayışla ele alınması, aksi takdirde dürüst vatandaşın cezalandırıldığı, gerçek beyanda bulunmayanın cebinden daha az para çıktığı ve kamunun ciddi kayıp yaşadığı bu adaletsiz uygulamanın sürmesini engelleyecektir.