TBMM'de kurulan 'Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu', 3 aylık yoğun çalışmasının ardından hazırladığı taslak raporu tamamladı. AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığındaki komisyonun 691 sayfadan oluşan raporu, milletvekillerinin görüş ve önerileriyle son şeklini alıp Meclis Başkanlığı'na sunulacak. Komisyon, çocuk suçluluğunu sadece adli bir sorun olarak değil, bireysel, ailesel, çevresel ve yapısal boyutları olan karmaşık bir toplumsal olgu olarak ele aldı. Aileden okula, dijital dünyadan kamu politikalarına kadar geniş bir yelpazede risk faktörleri derinlemesine incelendi.
RAPORDA ŞOK EDEN RAKAMLAR ORTAYA KONDU
Komisyonun saha çalışmaları ve 4 bin 989 çocukla yapılan araştırmalar, çocukların suça sürüklenmesindeki temel nedenleri gözler önüne serdi. Elde edilen bulgular, kurumlar arası koordinasyonun yetersizliğini, erken müdahale mekanizmalarının önemini ve bütüncül politikaların gerekliliğini açıkça ortaya koydu. Raporda, Türkiye'de çocuk suçluluğunun son 10 yılda yaklaşık yüzde 51,5 oranında arttığına dikkat çekildi. Özellikle yaralama suçlarındaki yüzde 78,6'lık artış ve uyuşturucu madde kullanım suçlarındaki yüzde 119,5'luk yükseliş, çocuklar arasındaki şiddet eğiliminin ve bağımlılık riskinin endişe verici boyutlara ulaştığını gösteriyor. Çocukların karıştığı her üç olaydan birinin yaralama olması, durumun vahametini gözler önüne seriyor.
34 MADDELİK YOL HARİTASI ÇİZİLDİ
Komisyon, çocukların suça sürüklenmesini önlemek amacıyla 6 ana başlık ve 34 maddeden oluşan kapsamlı bir yol haritası sundu. Bu öneriler arasında okul öncesi psikososyal tarama programlarının zorunlu hale getirilmesi, riskli çocuklar için zorunlu tedavi imkanlarının düzenlenmesi, ailelere yönelik psiko-sosyal desteklerin güçlendirilmesi yer alıyor. Ayrıca, ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesini sağlayacak esnek çalışma modellerinin teşvik edilmesi, okullarda kamera sistemlerinin yaygınlaştırılması, okul girişlerinde kartlı geçiş sistemine geçilmesi ve poligonlara giriş için 21 yaş şartı gibi somut adımlar da öneriler arasında bulunuyor. Raporda ayrıca, 'suça sürüklenen çocuk' kavramı yerine 'adli süreçteki çocuk' ifadesinin kullanılması gibi terminolojik düzenlemeler de yer alıyor.



