GÜNDEM
Yayınlanma : 29 Haziran 2026 15:53
Düzenleme : 29 Haziran 2026 15:53

CHP'de kurultay çıkmazı büyüyor: 10 gün geçti, hukuk sahneye çıkıyor!

CHP'de kurultay çıkmazı büyüyor: 10 gün geçti, hukuk sahneye çıkıyor!
CHP'de olağanüstü kurultay talebi için toplanan imzaların değerlendirilmesi için tanınan 10 günlük süre doldu. Yönetimden net bir adım gelmeyince, Özgür Özel cephesi çağrı heyeti atanması için mahkemeye başvuruyor. Parti Meclisi'nin meşruiy

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki kurultay krizi, siyasi arenada yankılanmaya devam ederken, süreç artık mahkeme koridorlarında şekillenecek gibi görünüyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık koltuğuna 'mutlak butlan' kararıyla oturmasının ardından Özgür Özel cephesi, olağanüstü kurultay talebiyle delegelerden topladığı imzaları parti yönetimine sundu. Ancak, parti yönetimi tarafından tanınan 10 günlük yasal süre dolmuş olmasına rağmen resmi bir karar alınmaması, krizi daha da derinleştirdi.

OLAĞANÜSTÜ KURULTAY TALEBİ YARGIDA

Özgür Özel'i destekleyen delegelerden toplanan 833 imza, geçtiğimiz cuma günü itibarıyla parti yönetimine teslim edildi. Bu kritik talebin değerlendirilmesi için tanınan 10 günlük süre sona erdi. Kılıçdaroğlu yönetimi ise bu süreçte net bir tavır sergilemek yerine, geri çekilen imzalar ve disiplin kuruluna sevk edilen isimler nedeniyle geçerli imza sayısının 820'ye düştüğünü duyurmakla yetindi. Parti genel merkezi, imza incelemelerinin sürdüğünü belirtirken, bir yandan da olağan kurultay sürecinin eylül ayı başında başlatılacağını ilan ederek sürece yeni bir boyut kazandırdı. Bu durum üzerine Özgür Özel cephesi, olağanüstü kurultay talebinin askıda kalmasını engellemek amacıyla rotasını yargıya çevirdi. Bu hafta içinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak, kurultayın bir an önce toplanabilmesi için mahkemeden yasal bir "çağrı heyeti" atanmasını talep edecekler.

PARTİ MECLİSİ MEŞRUİYETİ DE TARTIŞMADA

Kurultay krizinin hukuki boyutları sadece imzalarla sınırlı kalmayacak. Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen 27 ismin Parti Meclisi'nden (PM) eş zamanlı olarak istifa etmesi, partinin en üst karar organının meşruiyetini ve toplanma yeterliliğini tartışmaya açmıştı. Özel cephesi, mahkemeye yapacağı ek bir başvuru ile Parti Meclisi'nin karar alma ve toplantı yeter sayısını yitirdiğinin hukuken tespit edilmesini isteyecek. Bu hamleyle, Kılıçdaroğlu yönetiminin mevcut PM ile alacağı olası kararların yasal geçerliliği de doğrudan hedef alınmış olacak. Bu gelişmeler, CHP'deki iç çekişmenin ne denli karmaşık bir hal aldığını ve çözümün artık siyasi müzakerelerden ziyade hukuki yollara dayandığını açıkça ortaya koyuyor.