2024 yılının Eylül ayında Norveç sularında ölü bulunan beyaz bir beluga balinası, casusluk şüphesiyle tüm dikkatleri üzerine çekti. 'Hvaldimir' adı verilen bu balina, Norveç Balıkçılık Direktörlüğü tarafından otopsiye alındı ve Moskova adına çalıştığından şüpheleniliyor. Bu olay, istihbarat dünyasında hayvanların kullanıldığı uzun ve tuhaf bir geçmişi yeniden gündeme getirdi.

SOVYET VE AMERİKAN DENEYLERİ
Hvaldimir, 2019'da casus olduğu anlaşıldıktan sonra, bu alandaki son örneklerden biri haline geldi. Sovyetler Birliği, dağılmadan önce deniz memelilerini casus ve suikastçı olarak eğitmeyi amaçlayan bir program yürütüyordu. ABD de 1960'lardan itibaren benzer deneylere girişmişti. CIA'in 'Operation Acoustic Kitty' projesi, bir kedinin vücuduna mikrofon ve anten yerleştirerek gizli konuşmaları dinlemeyi hedefliyordu. Ancak deneme sırasında kedi bir taksinin çarpması sonucu ölünce, program hızla sona erdirildi.

GÜVERCİNLER VE ROBOTLAR
Hayvanların daha başarılı şekilde kullanıldığı örnekler de mevcuttur. Casus güvercinler, küçük kameralarla donatılarak şüphe çekmeden kısıtlı alanlara girip fotoğraf çekebiliyor ve güçlü yön bulma yetenekleriyle üslerine dönebiliyordu. Bu program, İkinci Dünya Savaşı'nda İngiltere'nin yürüttüğü çalışmalardan esinlenmişti. Teknoloji ilerledikçe, hayvanların öngörülemezliğini azaltan yöntemler geliştirildi. 'Project Aquiline' kuş benzeri bir insansız hava aracı, 'insectothopter' böcek boyutunda bir keşif aracıydı. 1990'larda CIA'in 'Charlie' adlı robot yayın balığı, sualtı insansız araçlarının erken bir örneği olarak öne çıktı.
BAŞARISIZ PLANLAR VE YARATICI ÇÖZÜMLER
Casusluk girişimleri her zaman doğrudan başarıyla sonuçlanmadı. İkinci Dünya Savaşı'nda İngiltere'nin, patlayıcılarla doldurulmuş ölü fareleri Alman fabrikalarına sokma planı, ilk sevkiyatın ele geçirilmesiyle başarısız oldu. Ancak bu, Alman tarafında büyük bir paranoyaya yol açtı. Cansız nesneler de sorun yaratabildi; MI6'ın Moskova'da bilgi aktarmak için parka yerleştirdiği sahte kaya, şüpheli hareketler nedeniyle 2006'da fark edildi. Buna karşılık, insan yaratıcılığı bazen etkili oldu. 1985'te çifte ajan Oleg Gordievski'nin Sovyetler'den kaçırılması sırasında, arama köpekleri peynirli-soğanlı cipsle oyalandı veya bir bebeğin altı değiştirilerek dikkat dağıtıldı. Bu anlık doğaçlamalar, operasyonun başarısına katkı sağladı.


