Kore Kutup Araştırma Enstitüsü (KOPRI) tarafından Antarktika'da gerçekleştirilen çığır açıcı bir keşif, buzulların binlerce metre altındaki gizemli dünyayı gözler önüne serdi. İnsansız denizaltı teknolojisi kullanılarak yapılan bu ilk araştırma, deniz tabanındaki çatlaklardan fışkıran 300 dereceyi aşan sıcaklıklarıyla bilinen hidrotermal sıvılara ve bu zorlu koşullarda gelişen eşsiz bir yaşam alanına doğrudan tanıklık etti. Yüzeydeki dondurucu iklimden tamamen izole bu bölge, güneş ışığı olmadan yaşamın sürdüğü nadir yerlerden biri olarak bilim dünyasında yankı buldu.
GÜNEŞ IŞIĞI DEĞİL, KİMYASAL ENERJİ YAŞAM VERİYOR
1300 metre gibi inanılmaz bir derinlikte, güneş ışığının erişiminin imkansız olduğu bu bölgede yaşamın temel dinamiği fotosentez değil, kemosentezdir. Hidrotermal bacalardan salınan hidrojen sülfür ve metanı enerji kaynağı olarak kullanan mikroorganizmalar, bu devasa ekosistemi besleyen organik maddeyi üretiyor. Yüksek su basıncı sayesinde 300 derece sıcaklıkta dahi kaynamadan sıvı halde kalabilen mineralli sular, aynı zamanda demir, bakır ve çinko gibi değerli metalleri okyanusa taşıyor. Bu eşsiz jeokimyasal süreç, Antarktika deniz tabanında, kükürt ve metanla beslenen, yeryüzündeki hiçbir canlı topluluğuna benzemeyen organizmaların evrimleşmesine olanak tanıyor.
350 KİLO ÖRNEK VE TANIMLANAMAYAN YENİ TÜR ARAŞTIRMALARI
KOPRI araştırma ekibi, Jangbogo İstasyonu'ndan yaklaşık 1200 kilometre uzaklıktaki bu keşfedilmemiş bölgeden toplamda 350 kilogram civarında mineral örneği toplamayı başardı. Robotik kollar aracılığıyla deniz tabanından alınan bu değerli numuneler arasında süngerler, derisi dikenliler gibi bilinen canlıların yanı sıra, daha önce bilimsel literatürde yer almayan, toplamda 12 farklı derin deniz organizması da tespit edildi. Bu yeni türlerin incelenmesi, Antarktika'nın derinliklerindeki biyoçeşitliliğin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak.



