Antarktika kıtasında gerçekleştirilen jeolojik araştırmalar, bölgenin zengin mineral yataklarına ev sahipliği yaptığını ortaya çıkardı.
ALTIN VE PLATİN REZERVLERİ GİZLİ KALDI
Nature Climate Change dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, buzların erimesiyle birlikte kıtanın altında saklanan altın, platin, bakır ve demir rezervlerine ulaşmanın mümkün olabileceği belirlendi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle 2300 yılına kadar bölgenin büyük bir kısmının buzsuz kalacağını ve dağlık alanlar ile kanyonların gün yüzüne çıkacağını tahmin ediyor.
2048 YILINDAN SONRA MADENCİLİK MÜMKÜN OLACAK MI?
Antarktika üzerindeki kaynaklar şu an için Arjantin, Şili ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin hak iddia ettiği bölgelerde bulunmasına rağmen, 1961 yılında yürürlüğe giren Antarktika Antlaşması her türlü madencilik faaliyetini yasaklıyor. 47 ülkenin imzaladığı bu uluslararası protokol, bölgeyi sadece barış ve bilimsel araştırmalar için koruma altına alıyor. Ancak mevcut anlaşmanın katılımcı ülkeler tarafından revize edilebileceği 2048 yılından sonra, madencilik faaliyetlerinin yeniden gündeme gelme ihtimali bulunuyor.
ANTARKTİKA’NIN GELECEĞİ VE KAYNAKLARIN ÖNEMİ
Bilim insanları, güney kıtanın buz örtüsü olmadan nasıl görüneceğine dair simülasyonlar hazırlayarak bu kaynakların coğrafi dağılımını analiz etti. Araştırma sonuçları, deniz seviyesindeki yükselme ve buzulların çekilmesiyle birlikte Antarktika’nın jeopolitik öneminin artacağına işaret ediyor. Bakır ve platin gibi stratejik metallerin varlığı, kıtanın korunma statüsünün gelecekte uluslararası bir tartışma konusu olabileceğini gösteriyor. Halen yürürlükte olan kurallar gereği, 60. paralelin güneyindeki her türlü askeri faaliyet ve endüstriyel kaynak sömürüsü hukuka aykırı kabul ediliyor.



