DÜNYA
Yayınlanma : 10 Haziran 2026 09:09
Düzenleme : 10 Haziran 2026 09:09

Avrupa turizmini tehdit eden vize engeli: 41 milyon turist kapıdan dönebilir mi?

Avrupa turizmini tehdit eden vize engeli: 41 milyon turist kapıdan dönebilir mi?
Avrupa Birliği'nin yeni Giriş/Çıkış Sistemi, sınırda uzun kuyruklara yol açarsa turizmde 41 milyon ziyaretçi ve 45 milyar dolar kayıp riski taşıyor. Dijital kontrollere destek yüksek olsa da, sistem hakkındaki farkındalık düşük.

Avrupa Birliği'nin yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) uygulamaya hazırlandığı bu dönemde, turizm sektörü için endişe verici bir tablo ortaya çıktı. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) tarafından yapılan bir araştırma, EES'in sınır geçişlerinde yaratabileceği uzun bekleme sürelerinin Avrupa turizmine milyarlarca dolarlık zarar verebileceğini ve milyonlarca turisti geri çevirebileceğini gösteriyor.

SINIRDA UZUN KUYRUKLAR TURİZMİ VURACAK

Araştırmanın çarpıcı sonuçlarına göre, Schengen Bölgesi'ne girişlerde yaşanabilecek 3 ila 4 saatlik kuyrukların kalıcı hale gelmesi durumunda, yaklaşık 41 milyon ziyaretçi ve 45,4 milyar dolarlık turizm harcaması riske girebilir. Özellikle Birleşik Krallık, ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerden gelen turistlerin üçte biri, Schengen'e girişte düzenli olarak üç saatten fazla beklemek zorunda kalırlarsa Avrupa seyahatlerinden vazgeçebileceklerini belirtiyor. Bu durum, 2026 yılına yönelik ziyaretçi tahminlerine uygulandığında, Avrupa turizmi için ciddi bir ekonomik kayıp potansiyeline işaret ediyor.

DİJİTAL KONTROLLER DESTEKLENİYOR AMA FARKINDALIK DÜŞÜK

Öte yandan, yolcuların dijital ve biyometrik sınır kontrol uygulamalarına genel olarak olumlu yaklaştığı da araştırmada ortaya kondu. EES hakkında bilgi edinen katılımcıların yüzde 65'i sistemi desteklediğini belirtirken, biyometrik kontrollere karşı çıkanların oranı oldukça düşük. Yolcuların beklentileri arasında sınır güvenliğinin artırılması, işlemlerin hızlanması ve kontrol süreçlerine duyulan güvenin yükselmesi yer alıyor. Ancak, EES hakkında bilgi eksikliği de dikkat çekiyor; katılımcıların yarısından fazlası sistem hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını veya ne gibi işlemlerle karşılaşacaklarını bilmediğini ifade ediyor. Özellikle İngiliz yolcuların, uzun gecikmelerden etkilenme olasılığının diğer ülkelere göre daha yüksek olması dikkat çekiyor.