ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Avrupa'da savunma politikalarında radikal bir değişim yaşanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 34 yıl sonra ilk kez nükleer kapasiteyi artırma ve caydırıcılığı "Avrupalılaştırma" yönündeki hamlesiyle kıtada yeni bir savunma dönemini başlattı.
NÜKLEER CEPHANELİK BÜYÜYOR
Macron, 2 Mart 2026'da yaptığı açıklamada, nükleer savaş başlığı sayısını artıracaklarını duyurdu. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, Çin'in yükselen gücü ve ABD'nin savunma taahhütlerindeki belirsizlikleri gerekçe gösteren Macron, Avrupa Birliği'nin tek nükleer gücü olarak Fransa'nın sorumluluk aldığını ve "Özgür olmak için korku salmak gerekir" mesajını verdi. Fransa'nın mevcut 290 civarındaki nükleer başlık sayısının, yeni tehdit algısına göre güncellenmesi hedefleniyor.
POLONYA VE 8 ÜLKE İLE "NÜKLEER KALKAN" İŞ BİRLİĞİ
Fransa'nın yeni stratejisi, nükleer caydırıcılığın Avrupa geneline yayılmasını ve müttefiklerin konvansiyonel olarak bu sürece katılımını öngörüyor. Bu kapsamda Polonya'nın yanı sıra Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerle iş birliği görüşmeleri yürütülüyor. Polonya Başbakanı Donald Tusk, nükleer güvenlik konusunda ülkesinin artık aktif bir oyuncu olacağını belirterek, "Düşmanlarımızın bize saldırmaya asla cesaret edememesi için dostlarımızla birlikte silahlanıyoruz" dedi. Tusk, Mart 2026'da Paris'te düzenlenecek Nükleer Enerji Zirvesi'nde bu konuyu daha detaylı görüşeceklerini ve Polonya'nın hem kendi savunma kapasitesini güçlendirmeyi hem de Avrupa'nın stratejik derinliğini artırmayı hedeflediğini ekledi.



