İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın güvenliğini sağlayan ABD'nin stratejik değişimleri, kıtanın savunma yapısında kaygı verici sonuçlar doğuruyor. Avrupa Birliği, bu yeni duruma uyum sağlamak ve savunma kapasitesini güçlendirmek için yoğun çaba sarf ederken, Almanya ve Fransa arasındaki derin anlaşmazlıklar ortak savunma projelerini olumsuz etkiliyor.

ALTINCI NESİL SAVAŞ UÇAĞI PROJESİNDEKİ ANLAŞMAZLIKLAR
Avrupa'nın savunma geleceğini belirlemesi beklenen Geleceğin Hava Muharebe Sistemi (FCAS) adlı 6. nesil savaş uçağı projesi, liderlik, görev dağılımı ve tasarım konularındaki anlaşmazlıklar yüzünden henüz prototip aşamasına geçemedi. Fransız Dassault Aviation ile Alman Airbus Defence and Space arasındaki rekabet, projenin başarı olasılığını ciddi şekilde tehdit ediyor.

TANK PROJESİ DE BELİRSİZLİK İÇİNDE
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Almanların uçak programına yönelik eleştirilerine karşılık olarak tank programını sorgulayabileceğini açıklaması, Avrupa'nın gelecekteki ana muharebe tankı projesi MGCS'yi de belirsizlik içine sokuyor. Henüz prototipi dahi üretilmeyen bu projede, Alman Leopard ve Fransız Leclerc tanklarının özelliklerini birleştiren yeni bir Avrupa tankı geliştirilmesi hedefleniyordu. Bu karmaşık ve belirsiz durum karşısında Türkiye, savunma sanayisindeki atılımları ile dikkatleri üzerine çekiyor. 5. nesil milli muharip uçağı KAAN projesinde kaydedilen ilerleme ile Türkiye, KAAN'ın iki başarılı uçuşunu gerçekleştirmesinin yanı sıra KIZILELMA ve ANKA 3 gibi insansız savaş uçaklarını da envanterine katmaya hazırlanıyor. Ayrıca, ALTAY tankı ve binlerce zırhlı araçla Türkiye'nin savunma gücü, hem bölgesel hem de küresel ölçekte ön plana çıkıyor.


