63 yaşındaki Ayşe Uğurlu, babasından miras kalan arıcılık mesleğini tam 45 yıldır sürdürerek hem ailesinin eğitim masraflarını karşıladı hem de devletin sağladığı desteklerle işini önemli ölçüde büyüttü. Uğurlu'nun bu azmi, pek çok girişimciye ilham kaynağı oluyor.

ATA MESLEĞİ KADIN GİRİŞİMCİLİĞİYLE YENİDEN DOĞDU
Genç yaşta babasını kaybeden Uğurlu, ailenin tek geçim kaynağı olan arıcılığı devralmak durumunda kaldı. Başlangıçta sadece 10 kovanla bal üretimine başlayan Uğurlu, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Düzce Üniversitesi'nin sunduğu 'ana arı üretimi, kadın girişimcilik, propolis ve arı zehri üretimi' gibi çeşitli eğitimlere katıldı. Bu eğitimlerden aldığı sertifikalar ve bakanlığın sunduğu kadın girişimcilik ile arıcılık destek programlarından faydalanarak kovan sayısını 300'e kadar çıkardı. Günümüzde ise yıllık ortalama 1 ton çiçek balı, propolis ve arı zehri üreterek önemli bir başarıya imza attı.
DEVLET DESTEĞİ VE EĞİTİMLERLE BAŞARI ÖYKÜSÜ
Ayşe Uğurlu, arıcılığın nesilden nesile aktarılan bir ata mesleği olduğunu ve bu sayede kardeşlerinin eğitimini tamamlamasına destek olduğunu belirtti. Dedelerinden miras kalan bu mesleği modern tekniklerle icra etmeye devam ettiğini vurgulayan Uğurlu, bal üretiminin yanı sıra ana arı yetiştiriciliği ve propolis üretimiyle de ilgileniyor. Arıcılığın hem keyifli hem de oldukça kazançlı bir meslek olduğunu ifade eden Uğurlu, devletin sunduğu tüm kurslara katılarak ana arı, propolis ve arı zehri üretim belgelerini aldığını söyledi. Ürünlerini İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına sipariş üzerine gönderdiğini anlatan Uğurlu, kovan başına 30 kilograma kadar bal alabildiklerini ekledi. Bu iş sayesinde hem ailesinin geçimini sağladığını hem de hacca gidebildiğini ve köy camisinin yapımına katkıda bulunduğunu sözlerine ekledi.


