GÜNDEM
Yayınlanma : 20 Nisan 2026 16:41
Düzenleme : 20 Nisan 2026 16:41

Antalya COP31'e Hazırlanıyor: İklim Finansmanı Krizi Kapıda

Antalya COP31'e Hazırlanıyor: İklim Finansmanı Krizi Kapıda
Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesi Bakan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede en büyük sorunun finansman olduğunu belirtti ve gelişmekte olan ülkeler için 1 trilyon dolar kaynak gerektiğini vurguladı.

Bu yıl 31'incisi düzenlenecek olan ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı olarak da bilinen Taraflar Konferansı (COP), önümüzdeki Kasım ayında Akdeniz'in incisi Antalya'da toplanacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için ihtiyaç duyduğu devasa 1 trilyon dolarlık finansmanın sağlanmasının, bu küresel zirvenin en kritik ve cevabı en çok beklenen sorusu olduğunu vurguladı.

FİNANSMAN SORUNU VE UYGULAMA ZAMANI

Kurum, küresel gündemin savaşlar ve krizlerle meşgul olduğu bu hassas dönemde, iklim değişikliğiyle mücadele politikalarına dair kamuoyu farkındalığını artırmanın da hayati önem taşıdığını belirtti. Reuters'a verdiği röportajda Kurum, "Bugüne kadar tüm COP'larda önemli kararlar alındı. Bu kararları yürüteceğiz ama asıl olan bu kararlarda uygulamaya geçmemiz. Dünyanın bizden beklentisi artık uygulamaya geçmek, aksiyon üretmek" diyerek, vaatlerin ötesine geçilmesi gerektiğini dile getirdi. Ülkelerin sıfır emisyon hedeflerini belirleyen Ulusal Katkı Beyanları'na (NDC) dikkat çeken Kurum, "Ülkelerin vermiş olduğu sıfır NDC'leri hayata geçirecek adımlar atalım, ki kısmen vermeyen ülkeler de var" çağrısında bulundu.

TÜRKİYE'NİN COP31 VİZYONU VE FOSİL YAKIT GERÇEĞİ

COP31'in başkanı olarak görev yapacak olan Kurum, Türkiye'nin, vaatlerden ziyade somut uygulamaların ön plana çıktığı bir konferans yönetmek istediğini ifade etti. "COP31'e kadar tüm ülkelerin NDC'lerini vermesini arzu ediyoruz. Bunun için çalışıyoruz... Yaklaşık 150 milyon dolarlık bir finansman gerekiyor gelişmekte olan ülkelerin NDC'lerini hazırlamaları için. Bununla ilgili bir kampanya yürütüyor olacağız" diyen Kurum, geçtiğimiz yılki konferansın en çok eleştirilen yönünün, fosil yakıtların kullanımının bırakılması konusunda somut bir dil kullanılamaması olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılama ve ithalata bağımlılığı azaltma gerekliliği nedeniyle fosil yakıt kullanmak zorunda olduğunu, ancak aynı zamanda yenilenebilir enerji üretimini artırdığını ve uzun vadeli planlamalar yaptığını belirten Kurum, "Bir geçiş süreci tanıyarak tüm dünyada fosil yakıtlardan uzaklaşmayı dünyanın gündemine getirmek zorundayız. Biz de COP31'de, COP30'da kısmen alınan o geçiş süreciyle kararları yürütüyor olacağız" şeklinde konuştu.