GÜNDEM
Yayınlanma : 16 Temmuz 2026 22:45
Düzenleme : 16 Temmuz 2026 22:45

20 yıldır aydınlanmayan suikast: Bayram Ali Öztürk cinayetinin perde arkası TVNET'te aralandı!

20 yıldır aydınlanmayan suikast: Bayram Ali Öztürk cinayetinin perde arkası TVNET'te aralandı!
2006 yılında İsmailağa Camii'nde şehit edilen Bayram Ali Öztürk Hoca'ya yönelik suikastın perde arkası TVNET'te aralandı. Platform Başkanı Cumali Hisar ve avukat Hamza Uçan, cinayetin 'hücre sistemiyle işlendiğini' ve önemli şüpheleri kamuo

İsmailağa Camii'nin değerli vaizi Bayram Ali Öztürk Hoca, 3 Eylül 2006 sabahı karanlık bir suikasta kurban gitti. Olay günü Fatih'teki camiye sabah namazını kıldırmak için gelen Hoca, 27 yaşındaki katil Mustafa Erdal tarafından kalbinden bıçaklanarak şehit edildi. Sürekli tehdit altında olan Hoca'ya yönelik bu saldırı, başlangıçta 'bir meczubun' eylemi olarak nitelendirilip dosya kapatıldı. Ancak, Bayram Ali Öztürk Platformu, faili meçhul dosyaların yeniden açılması çağrısıyla Adalet Bakanlığı'na başvurdu ve bu dosyanın da raftan indirilmesini talep etti.

Cinayetin Aydınlatılması İçin Yeni Adımlar

20 yıldır karanlıkta kalan suikastın aydınlatılması amacıyla TVNET ekranlarında özel bir program izleyiciyle buluştu. Cinayetle ilgili 3 bin 600 sayfa belge topladıklarını belirten Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar ve platformun avukatı Hamza Uçan, Kadir Yüksel'in moderatörlüğünde TVNET canlı yayınında bu karanlık cinayete dair önemli açıklamalarda bulundular. Yayında, cinayete ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgiler, geçmişte gündeme gelen gelişmeler ve konuya dair derinlemesine değerlendirmeler ele alındı.

'Hücre Sistemiyle İşlenmiş Bir Cinayet'

Platform Başkanı Cumali Hisar, cinayetin 'hücre sistemiyle işlenmiş bir cinayet' olduğunu vurgulayarak, katilin bıçağı Hoca'nın sol göğsünden indirdiğini ve ardından başka bir kişinin 'Allah-u Ekber' dediğini belirterek bir planlama olduğuna işaret etti. Avukat Hamza Uçan ise, Hoca hastaneye götürülürken cemaatten birinin, "Alın hocanızı başınıza çalın" dediğini aktardı. Uçan ayrıca, FETÖ'cü unsurlar tarafından engellemeler yapıldığını, bürokrasi içinde cemaatlerin, tarikatların, üniversitelerin, STK'ların, iş kuruluşlarının ve medya organlarının rol oynadığını savundu. Son dönemde gerçekleşen olayların cinayetin aydınlatılması adına ellerini kuvvetlendirdiğini belirten Uçan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gücüne ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek gibi isimlere güvenerek bu meselenin çözülebileceğine inandığını ifade etti. Cinayeti işleyen gruptan tehdit aldıklarını, hatta iş yerine mermi kovanı bırakıldığını dile getiren Hisar, bu cinayetin aydınlatılmasının hem topluma hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik hakkına yönelik bir müdahalenin ortaya çıkarılması anlamına geldiğini söyledi. Dosyada adı geçen 'Radev' isimli şahısla ilgili şüpheler derinleşirken, katil Mustafa Erdal'ın derneğinin önde gelen isimlerinden biriyle cinayet anında telefon trafiğine girdiği ve Rus pasaportlu bu şahsın ifadesine dahi başvurulmadığı belirtildi. Ayrıca, savcılık tarafından alınan ifadelerde çelişkiler olduğu ve yönlendirme yapıldığı iddiaları da gündeme geldi. Bu cinayetin cami içinde işlenmesinin, 'kendi kendilerini vurdukları' algısı yaratmak amacıyla yapıldığı öne sürüldü.