Osmaniye'de yaşayan 66 yaşındaki Halil Serçe, yaklaşık 25 yıldır doğadan topladığı andız kozalaklarının çekirdeklerini sanatıyla buluşturarak hem geleneksel bir zanaatı yaşatıyor hem de 10 metrekarelik atölyesinde önemli bir gelir elde ediyor. İnşaat sektöründeki yılların ardından sanata yönelen Serçe, Kadirli ilçesine bağlı Yoğunoluk Yaylası'ndaki evinin bahçesinde kurduğu atölyesinde, çevredeki andız ağaçlarından topladığı kozalakların çekirdeklerini özenle işleyerek birbirinden özel tespih ve bileklikler üretiyor.
EL EMEĞİ GÖZ NURU DEĞERİ
Tamamı el işçiliğiyle üretilen bu özgün tasarımlar, özel sipariş üzerine farklı model ve zevklere hitap edecek şekilde hazırlanıyor. Ürünlerin fiyatları el işçiliğine ve modeline göre 500 ile bin 500 lira arasında değişiyor. Bu özel tespih ve bileklikler, Türkiye'nin dört bir yanındaki koleksiyonerler ve tespih meraklıları tarafından büyük ilgi görüyor. Serçe'nin bu sanatı, doğanın sunduğu bir nimeti, ustalıkla değerli ürünlere dönüştürmenin en güzel örneklerinden birini sergiliyor.
ANDIZIN KIYMETİ VE SERÇE'NİN BAŞARISI
Kendi imkanlarıyla tespih yapmayı öğrendiğini belirten Halil Serçe, 1978 yılında aldığı torna makinesiyle bu yola çıktığını ve hiçbir ustadan eğitim almadan kendini geliştirdiğini ifade ediyor. Özellikle bölgede yetişen ve kıymetli bir ağaç olarak bilinen andız ağacının tohumlarından tespih yaptığını vurguluyor. Andızın sadece çekirdeğinden değil, meyvesinin kabuğundan yapılan pekmezin de akciğer rahatsızlıkları ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi geldiğini, bu yönüyle de şurup yerine kullanıldığını ekliyor. Serçe, ürettiği tespihleri Türkiye'nin birçok iline gönderdiğini ve hatta Sayın Devlet Bahçeli'nin koleksiyonunda da kendi yaptığı bir setin bulunduğunu gururla dile getiriyor. Bu başarı, azim ve sanata olan tutkunun, küçük bir alanda bile büyük bir fark yaratabileceğinin kanıtı niteliğinde.


