Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin durumuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Orta Vadeli Program'ın (OVP) Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ortak çalışmasıyla hazırlandığını ve kamu kurumlarının katkılarıyla oluşturulduğunu belirtti.
EKONOMİ PROGRAMINDA BAŞARI
Yılmaz, ekonomi programının başarıyla uygulandığını ve bunun somut sonuçlarının görüldüğünü vurguladı. Geçtiğimiz yıl eylül ayında uygulamaya konulan OVP'den bu yana küresel gelişmelerin yaşandığını, ticaret politikalarındaki belirsizliklerin arttığını ve dünya genelinde büyüme görünümünün baskılandığını dile getirdi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, temel makroekonomik politika yaklaşımının kararlılıkla sürdürüldüğünü ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinden sapılmadığını ifade etti.
DEZENFLASYON VE BÜYÜME
Haziran 2024'ten itibaren kesintisiz bir dezenflasyon sürecine girildiğini belirten Yılmaz, enflasyon oranında toplamda 42.5 puanlık önemli bir gerileme kaydedildiğini açıkladı. 2024 yılı genelinde ekonominin dezenflasyon sürecine uyumlu şekilde dengeli bir büyüme kaydettiğini ve yüzde 3.3 oranında büyüdüğünü, 15 yıl boyunca kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü söyledi. Fiyat istikrarı yolunda önemli mesafe kat edilirken, büyüme performansının enflasyonist baskı oluşturmayan bir yapıda sürdürüldüğünü ve ekonominin ısınmasına müsaade edilmediğini belirtti. 2023 yılı Mayıs ayında 59.7 milyar dolara yükselen cari işlemler açığının, ekonomi programı sayesinde 2024 yılı haziran ayında 20.2 milyar dolara gerileyerek milli gelirin yüzde 1.7'sine düştüğünü, olumlu seyrin 2025 yılına da taşındığını ve cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 1.3'e kadar düştüğünü açıkladı.
TL'YE GÜVEN VE DÜNYA SIRALAMASI
Yılmaz, uygulanan program çerçevesinde TL'ye güvenin arttığını, KKM hesaplarının yabancı para mevduatlarına dönüşmeden sağlıklı şekilde neticelendirildiğini ve TL mevduatlarının toplam mevduat içindeki payının %31.6'dan %60.7'ye çıktığını belirtti. Uluslararası rezervlerin önemli ölçüde artarak tarihi yüksek seviyelere ulaştığını, risk priminin gerilediğini ve ülke risk priminin 700'lü seviyelerden 5 Eylül itibarıyla 270 seviyesinin altına gerilediğini açıkladı. Türkiye'nin ilk defa 1.5 trilyon doları aşan milli gelire sahip olacağını ve kişi başına milli gelirin 17 bin doları aşacağını, Dünya Bankası'nın sınıflandırmasına göre yüksek gelir grubuna gireceğini duyurdu. 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'nin dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı ülkesi konumunda olacağını da sözlerine ekledi.



