Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin son 20 yılı aşkın süredir uyguladığı kararlı politikalar ve yapısal reformlarla jeopolitik konumunu ticari bir avantaja çevirdiğini vurgulayarak, "Türkiye artık güçlü siyasi iradesiyle yaptığı reformlar sayesinde köprü olmanın ötesine geçerek tam anlamıyla bölgesel bir merkez haline gelmiştir." dedi. Bu dönüşüm, MÜSİAD'ın Almanya'da düzenlediği "Avrupa ve Balkanlar Genişletilmiş İstişare Kurulu" toplantılarında masaya yatırıldı.
KÖPRÜ OLMAKTAN BÖLGESEL MERKEZ OLMAYA
Dağlıoğlu, 1990'lı yıllarda Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak görüldüğünü ancak artık bu rolün çok ötesine geçtiğini belirtti. Lojistik, ulaştırma ve altyapı yatırımlarıyla küresel şirketler için vazgeçilmez bir konuma gelen Türkiye, havalimanları, limanlar, köprüler ve demir yolları sayesinde küresel tedarik zincirinde güçlü bir lojistik ağı oluşturdu. Türk Hava Yolları'nın küresel başarısı ve yapılan altyapı yatırımları bu gücü perçinliyor.
YATIRIMDA YENİ DÖNEM VE REKABETÇİ TEŞVİKLER
Türkiye, "hızlı büyüyen dayanıklı ekonomi", "kesintisiz reform iradesi", "nitelikli ve derin iş gücü havuzu" ve "stratejik konum" gibi unsurlarla yatırımcılar için cazibe merkezi haline geldi. 2003 yılından bu yana yıllık ortalama yüzde 5,3'lük büyüme oranıyla dünya ortalamasının üzerinde kalan Türkiye, satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 11. ekonomisi konumunda. Hedef, 2041 yılında nominal olarak da ilk 10 ekonomi arasına girmek. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) bünyesinde özel sektör geri bildirimleriyle yürütülen reformlar, Türkiye'yi uluslararası endekslerde üst sıralara taşıyor. İstanbul Finans Merkezi'nde (İFM) transit ticaret vergisi sıfırlanırken, imalat, hizmet ihracatı ve ortak hizmet merkezlerine de tam destek sağlanıyor. Özellikle hizmet ihracatına yönelik vergi indirimi yüzde 100'e çıkarılırken, ortak hizmet merkezleri için de "Sıfır Vergi" dönemi başladı. Teknoloji girişimleri için de yasal düzenlemelerle finansmana erişim kolaylaştırıldı ve çalışanlara hisse senedi opsiyonu verilmesi vergi muafiyeti kapsamına alındı.



