DÜNYA
Yayınlanma : 02 Temmuz 2026 14:40
Düzenleme : 02 Temmuz 2026 14:40

Yerli halk, Mount Rushmore anıtı için tazminatı reddediyor

Yerli halk, Mount Rushmore anıtı için tazminatı reddediyor
Yerli halk, Mount Rushmore anıtı için ödenen 1 milyar dolarlık tazminatı reddederek, topraklarının iadesini talep ediyor. Bu durum, tarihi bir çatışmanın devam ettiğini gösteriyor.

Her yıl milyonlarca turistin akınına uğrayan, ABD başkanlarının devasa yüzlerinin kazındığı Mount Rushmore Anıtı, sadece mimari bir başarı değil, aynı zamanda Amerikan hükümeti ile yerli halklar arasındaki tarihi çatışmanın simgesi haline geldi.

TARİHİ ÇATIŞMA VE HAKLAR

Anıtın arkasındaki trajedi, 1868 yılında imzalanan Fort Laramie Antlaşması’na dayanıyor. Bu antlaşmayla ABD hükümeti, Black Hills bölgesinin kalıcı olarak Lakota Siyularına ait olduğunu resmen tanımıştı. Ancak, bölgedeki altın rezervlerinin bulunmasıyla birlikte, hükümet verdiği sözleri hiçe sayarak yerli topraklarına el koydu. Yerli halk için kutsal kabul edilen bu topraklar, 400 işçi tarafından dinamitlerle patlatılarak Amerikan siyasi figürlerinin yüzleriyle dönüştürüldü. Projeye imza atan heykeltıraş Gutzon Borglum’un, beyaz üstünlükçü Ku Klux Klan ile olan karanlık bağlantıları, anıt üzerindeki ideolojik tartışmaları derinleştiriyor.

TAZMİNAT VE REDDETMENİN NEDENİ

1980 yılında ABD Yüksek Mahkemesi, arazinin yasa dışı yollarla el konulduğunu kabul ederek Siyu Ulusu’na tazminat ödenmesine karar verdi. Ancak bu tazminat, faizleriyle birlikte 1 milyar doları geçmesine rağmen, yerli halk tarafından reddediliyor. Siyu liderleri, parayı kabul etmenin topraklar üzerindeki hak iddialarından vazgeçmek anlamına geleceğini vurguluyor. Tek talepleri, kutsal topraklarının geri iade edilmesi. Yüzyılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, Mount Rushmore’un gölgesinde bu kimlik, mülkiyet ve adalet mücadelesi, Amerikan tarihinin en büyük açık yaralarından biri olmaya devam ediyor.