Son yılların popüler zayıflama yöntemi haline gelen GLP-1 ilaçları, yani Ozempic ve Mounjaro gibi zayıflama iğneleri, dünya genelinde büyük bir akım başlatmış durumda. Bu akım, sadece bireylerin bedenlerini değil, küresel ekonomiyi de derinden etkiliyor. ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde gıda harcamalarında milyarlarca dolarlık düşüşler yaşanırken, dev gıda şirketleri finansal uyarılar yayınlamak zorunda kalıyor. Ancak bu 'kestirme yol', beraberinde pek çok risk taşıyor.
Madalyonun Karanlık Yüzü: Ciddi Sağlık Riskleri
Bu ilaçların bilinçsiz kullanımı, safra kesesi çamurlaşması, ilaç bırakıldığında kiloların hızla geri alınması, hatta Amerika'da açılan dev tazminat davalarına yol açan dopamin sistemi manipülasyonu gibi pek çok tehlikeyi beraberinde getiriyor. Yeni Şafak'ın 'Kayıt' serisinde konuk olan Türkiye'nin deneyimli hekimlerinden Dr. Ender Saraç, zayıflama iğnelerinin kullanımını doktor kontrolü altında ve doğru vakalarda gerçekleşmesi gerektiğini vurguluyor. Dr. Saraç, "Toptan övmek de toptan yermek de yanlış. Doğru vakayı seçmek ve kesinlikle bu konuda tecrübeli bir hekim kontrolünde kullanmak şart. Eczaneden kendi başınıza alıp 3-5 kilo vermek için bu maceraya atılmayın" diyerek temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.
Kas Kaybından Kanser Riskine: Bilinçsiz Kullanımın Bedeli
Dr. Saraç, bu ilaçların kan şekerini dengeleme ve yağlanmayı azaltma gibi olumlu etkileri olsa da, bilinçsiz kullanımda ciddi fizyolojik sorunlara yol açabileceğini dile getiriyor. En büyük tehlikenin kas kaybı olduğunu, çünkü kasların yerine konulmasının zor olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, fare deneylerinde tiroid kanseri riskine işaret edildiğini ve ailede bu tür kanser öyküsü olanlarda kullanımının önerilmediğini belirtiyor. Amerika'da 'Ozempic Face' olarak adlandırılan hızlı yaşlanma, pankreas problemleri ve hatta körlük gibi yan etkiler nedeniyle milyarlarca dolarlık tazminat davalarının açıldığını hatırlatan Dr. Saraç, sindirim sorunları ve safra taşı riskinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ekliyor. İlaçların beyin ödül mekanizmasını baskılayarak alkol ve alışveriş dürtülerini azalttığını ancak bunun aynı zamanda ruhsal asosyalleşmeye ve neşenin düşmesine neden olabildiğini de sözlerine ekliyor.



