EKONOMİ
Yayınlanma : 07 Ekim 2025 19:47
Düzenleme : 07 Ekim 2025 19:47

Yenilenebilir enerji kömürü geride bıraktı: 2025'te tarihi dönüm noktası

Yenilenebilir enerji kömürü geride bıraktı: 2025'te tarihi dönüm noktası
Yenilenebilir enerji kaynakları, 2025'in ilk yarısında kömürden daha fazla elektrik üreterek tarihi bir dönüm noktasına ulaştı. Rüzgar ve güneş enerjisindeki büyüme, küresel talebi karşılayarak emisyonları azalttı.

Enerji istihbarat kuruluşu Ember'in raporuna göre, yenilenebilir enerji kaynakları 2025 yılının ilk yarısında ilk kez kömürden daha fazla elektrik üreterek küresel elektrik üretiminde tarihi bir dönüm noktasına ulaştı.

TEMİZ ENERJİDE BÜYÜME

Rüzgar ve güneş enerjisindeki hızlı büyüme, küresel elektrik talebindeki artışı dahi geride bırakarak bu tarihi gelişmeye zemin hazırladı. 88 ülkeyi kapsayan ve dünya elektrik tüketiminin yüzde 93'ünü temsil eden araştırmaya göre, 2025'in ilk altı ayında yenilenebilir kaynaklardan 5 bin 072 terawatt-saat (TWh) elektrik üretildi. Bu rakam, kömürün 4 bin 896 TWh'de kalmasının yanında, bir yıl öncesine göre yenilenebilirlerde yüzde 7,5'lik bir artışa, kömürde ise yüzde 0,3'lük bir düşüşe işaret ediyor.

KÜRESEL TALEP VE EMİSYONLAR

Bu dönemde küresel elektrik talebi yüzde 2,6 artışla 369 TWh'ye yükseldi. Ancak bu artışın yüzde 86'sı yeni devreye giren güneş enerjisi santralleri tarafından karşılandı. Bu durum, enerji sektöründen kaynaklanan küresel karbon emisyonlarında yüzde 0,2'lik bir azalmaya yol açtı. Küresel Güneş Konseyi CEO'su Sonia Dunlop, bu bulguların temiz enerjide bir "tarihi dönüm noktası" olduğunu vurguladı.

ÜLKELERE GÖRE DURUM

Dört büyük ekonomi arasında Çin ve Hindistan, kömürden uzaklaşmada en hızlı ilerleyen ülkeler olarak öne çıktı. Çin, tek başına dünyanın geri kalanından daha fazla güneş ve rüzgar kapasitesi ekleyerek fosil yakıt kullanımını yüzde 2 azalttı. Buna karşın ABD ve Avrupa Birliği'nde tablo farklılaştı. ABD'de zayıf rüzgar ve hidroelektrik üretimi nedeniyle kömür kullanımı yüzde 17 artarken, Avrupa'da artan elektrik talebi yenilenebilir üretim kapasitesinin üzerinde büyüyerek fosil yakıt kullanımını yeniden tetikledi.