Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 2025 Yılı Piyasa Gelişim Raporları, Türkiye'nin enerji sektöründeki baş döndürücü değişimi gözler önüne seriyor. Üretimden tüketime, altyapı yatırımlarından yerli kaynakların etkin kullanımına kadar pek çok alanda kaydedilen büyüme, sektörün geleceğine dair umut verici sinyaller taşıyor. Ancak bu büyümenin ardında yatan en çarpıcı gelişmelerden biri, yenilenebilir enerji kaynaklarının, özellikle de güneş enerjisinin, kurulu güç sıralamasında doğal gazı geride bırakması.
GÜNEŞİN YÜKSELİŞİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİNİN ZAFERİ
Raporun altını çizdiği en dikkat çekici veri, elektrikte lisanssız üretimin yüzde 41,8'lik devasa bir artış göstermesi. Bu durum, bireysel ve kurumsal düzeyde enerji bağımsızlığına yönelik ilginin ne denli arttığını ortaya koyuyor. Dahası, güneş enerjisinin toplam kurulu güçteki payının yüzde 62,3'e ulaşması, adeta bir devrimin habercisi. Bu yükseliş, Türkiye'nin temiz ve sürdürülebilir enerji hedeflerine ne kadar yaklaştığının da somut bir göstergesi. Toplam elektrik tüketiminin yüzde 3,4 artışla 352 bin 510 gigavatsaate, kurulu gücün ise 123 bin 168 megavata ulaşması, enerji talebindeki artışın da bu dönüşümle paralel ilerlediğini gösteriyor.
YERLİ KAYNAKLAR VE ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA YENİ DÖNEM
Enerji dönüşümünün sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmadığını gösteren bir diğer önemli gelişme ise doğal gaz ve petrol sektöründeki performans. Karadeniz'den çıkarılan gazın da katkısıyla, doğal gaz üretimi yüzde 37,7'lik bir sıçramayla 3,1 milyar standart metreküpe ulaştı. Bu artış, aynı zamanda ihracatta da yüzde 28,5'lik bir rekor kırılmasını sağladı. Yer altı depolama kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe çıkarılması, arz güvenliğini pekiştirirken, petrol tarafında ham petrol ithalatı 32 milyon tona yaklaşırken, rafineri üretimi yüzde 8,3 arttı. LPG'de ise yerli üretimin yurt içi talebi karşılama oranı yüzde 25'i aşarak dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Enerji dönüşümünün en göz alıcı cephelerinden biri de şüphesiz elektrikli araçlar. Trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı bir yılda adeta ikiye katlanarak 373 bin 733'e fırladı. Şarj soketi sayısının 38 bin 808'e ulaşması ve hızlı şarj altyapısındaki yaygınlaşma, elektrikli mobilitenin artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiğinin en net kanıtı. Kısacası, 2025 yılı, Türkiye enerji piyasaları için hem yenilenebilir yatırımların ivme kazandığı hem de yerli doğal gazın gücünü gösterdiği, elektrikli ulaşımın ise gaza bastığı bir yıl olarak tarihe geçti.



