Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıkladığı ödemeler dengesi verilerine göre, Türk vatandaşlarının yurt dışından gayrimenkul alımı için harcadığı tutar, bu yılın 11 ayında bir önceki yıla göre yüzde 26,2'lik bir artışla 2 milyar 423 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde en yüksek harcama ağustos ayında 288 milyon dolarla gerçekleşirken, ocak ayında 144 milyon dolarla en düşük seviye kaydedildi.
Türklerin gözdesi BAE, Yunanistan, ABD ve İngiltere
Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Tekçe, son yıllarda yurt dışından konut talebinde önemli bir artış yaşandığını, bunun nedenleri arasında konutların amortisman süresinin uzaması ve enflasyonun bulunduğunu belirtti. Tekçe'ye göre Türklerin en çok talep gösterdiği ülkeler arasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Yunanistan başı çekiyor. BAE, özellikle Dubai'nin sunduğu güvenli, şeffaf ve düşük vergili piyasasıyla öne çıkıyor. Yunanistan ise Avrupa'da serbest dolaşım ve bir nevi 'B planı' arayanlara hitap ederken, Golden Visa programı ve turizm potansiyeliyle dikkat çekiyor. Tekçe, Yunanistan piyasasının Dubai'ye kıyasla daha sınırlı olduğunu ancak Golden Visa sayesinde AB oturum izni ve Schengen bölgesinde serbest dolaşım imkanı sağladığını ekledi.
Yatırımın yanı sıra yaşam planları da etkili
Bayram Tekçe, ABD ve İngiltere'nin de Türklerin uzun süredir ilgi gösterdiği diğer önemli pazarlar olduğunu vurguladı. Bu ülkelere yapılan yatırımların döviz bazında gelir elde etme, yerleşme, oturum izni veya vatandaşlık kazanma ve çocuklar için iyi eğitim olanakları sağlama gibi amaçlar taşıdığını belirtti. Tekçe, Türklerin konut alımlarında ortalama 500 bin avro harcadığını ve genellikle merkezi konumlarda, tadilat gerektirmeyen, yeni projelere yöneldiğini söyledi. Uluslararası gayrimenkul uzmanı Burak Ustaoğlu ise bu artışın arkasında 'kur riski ve varlık çeşitlendirme', 'getiri hesabı' ve 'yaşam planı ile vize/oturum denklemi' gibi üç ana motivasyonun bulunduğunu ifade etti. Ustaoğlu, Dubai, Yunanistan ve İngiltere'nin yanı sıra Karadağ ve Bakü'nün de öne çıktığını ekledi. Uzman Özden Çimen ise 2026-2027 döneminde bu tutarın 6 milyar doları aşabileceğini öngörerek, bunun nedenleri arasında kar imkanları, döviz bazlı kira gelirleri ve vize kolaylıklarının bulunduğunu belirtti. Çimen, Türklerin genellikle villa yerine apartman dairelerini tercih ettiğini ve taksitli ödeme imkanı sunan projelere ilgi gösterdiğini sözlerine ekledi.



