Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, küresel siyasetin jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bir kırılma noktasında olduğunu ve Türkiye'nin "Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla uluslararası sistemin merkezine yerleştiğini vurguladı. Duran, bu değerlendirmesini Anadolu Ajansı (AA) için kaleme aldığı makalede detaylandırdı.
BELİRSİZLİĞİ DOĞRU OKUYAN TÜRKİYE
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin yapısal krizlerle sarsıldığı, kurumların işlevsizleştiği ve jeopolitik rekabetin belirsiz alanlarda yoğunlaştığı bir dönemde, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu küresel belirsizliği doğru okuduğunu belirten Duran, ülkenin sadece savunmada kalmayıp, oyun kurucu bir vizyonla "Türkiye Yüzyılı" perspektifini uluslararası sistemin merkezine taşıdığını ifade etti.
STRATEJİK GÜCÜ SAHADA GERÇEKLEŞTİRMEK
Duran, Türkiye'nin dış politikadaki artan rolünün ideolojik bir tercihten ziyade rasyonel bir büyük stratejinin sonucu olduğunu dile getirdi. Hem Batı ittifakının sadık bir üyesi hem de Türk Devletleri Teşkilatı, Orta Doğu ve Pasifik havzasındaki açılımlarıyla etkin bir ülke konumunda bulunduğunu belirtti. Savunma sanayiindeki devrimin, Türkiye'nin stratejik belirleyici gücünü kağıt üzerindeki bir iddiadan sahada bir gerçekliğe dönüştürdüğünü vurgulayan Duran, İHA ve SİHA teknolojilerindeki dünya liderliğinin sadece bir ihracat başarısı olmadığını, aynı zamanda Karabağ, Libya ve Suriye gibi çatışma bölgelerinde jeopolitik dengeleri değiştirme gücünü gösterdiğini ekledi.



