Avrupalı Türk Markalar Birliği (ATMB) Başkanı Vehbi Keleş, Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili ticaretin 2025 yılında yüzde 8,2 büyüyerek 24 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Hizmet sektörü ticareti de eklenince bu rakamın 30 milyar doların üzerine çıktığını belirten Keleş, Türkiye'nin İngiltere ile olan ticaretinde 9,4 milyar dolar fazla verdiğini ve bunun batılı gelişmiş ülkeler arasında nadir görülen bir performans olduğunu vurguladı.
OTOMOTİV VE BEYAZ EŞYA İHRACATIMIZ İNGİLTERE'Yİ SIRTLIYOR
Türkiye'nin İngiltere'ye ihracatında otomotiv sektörü yaklaşık 4,2 milyar dolarla başı çekiyor. Ford Otosan'ın Gölcük'te ürettiği ticari araçların İngiltere'nin lojistik altyapısının omurgasını oluşturduğunu ve bu pazarda yüzde 33'lük bir paya sahip olduğumuzu ifade eden Keleş, elektrikli araç dönüşümünün de bir fırsat penceresi olduğunu söyledi. Beyaz eşyada ise buzdolabında yüzde 22, çamaşır makinesinde yüzde 20 pazar payına sahip olduğumuz ve enerji verimliliği yüksek ürünlerle Çin gibi rakiplere karşı avantajlı konumda bulunduğumuz aktarıldı.
YENİ SERBEST TİCARET ANLAŞMASI İLE HEDEF 70 MİLYAR DOLAR
İki ülke arasında genişletilmiş Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerinin dördüncü turunun yakında Londra'da yapılacağı ve anlaşmanın bu yıl tamamlanıp 2027 başında yürürlüğe girmesinin beklendiği açıklandı. Keleş, yeni anlaşmayla birlikte mevcut 30 milyar doları aşan ticaret hacminin ilerleyen yıllarda 70 milyar dolara kadar çıkabileceğini öngördü. Müzakerelerde gümrük vergilerinin yanı sıra hizmetler sektörü, dijital ticaret, veri akışı, tarım kotaları ve Türk iş insanları için vize kolaylıkları gibi konuların da masada olduğu belirtildi.
MARKALAŞMA KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
Keleş, Türk şirketlerine İngiltere pazarında kalıcı olabilmek için markalaşma çağrısı yaptı. Son 10 yılda İngiltere'ye ürün satan 50 bin firmanın sadece 3 bin 500'ünün kalıcı tedarikçi olabildiğini, geri kalanın süreklilik ve markalaşma eksikliği nedeniyle pazardan çıkmak zorunda kaldığını açıkladı. İngiltere'nin sadece bir pazar değil, aynı zamanda dünyaya açılan bir sıçrama tahtası olduğunu vurgulayarak, 2026 yılının sadece mal satılan değil, markalarla yerleşilen bir yıl olması gerektiğini ifade etti.



