EKONOMİ
Yayınlanma : 02 Mart 2026 16:48
Düzenleme : 02 Mart 2026 16:48

Türkiye ekonomisi 2025'te beklentileri aştı: Yılmaz'dan büyüme müjdesi

Türkiye ekonomisi 2025'te beklentileri aştı: Yılmaz'dan büyüme müjdesi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2025'te beklentileri aşarak kesintisiz büyüdüğünü ve milli gelirin 1,6 trilyon dolara ulaştığını açıkladı. Sektörel analizler ve gelecek vizyonu paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirerek ekonominin güçlü bir performans sergilediğini belirtti.

KESİNTİSİZ BÜYÜME PERFORMANSI SÜRÜYOR

Yılmaz, küresel belirsizliklerin ve bölgesel jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin hedeflenen doğrultuda, dengeli ve güçlü bir büyümeyle dayanıklılığını kanıtladığını vurguladı. 2025'in dördüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,4'lük bir büyümeye ulaşıldığını ve bu sayede 22 çeyrektir devam eden kesintisiz büyüme serisinin sürdüğünü ifade etti. Yılmaz, 2025 yılı genelinde elde edilen yüzde 3,6'lık büyüme oranının, Orta Vadeli Program (OVP) tahminini (yüzde 3,3) aştığını belirterek, siyasi ve ekonomik istikrar ortamında 16 yıl boyunca süren büyüme trendinin devam ettiğini ve ekonomi programının etkinliğinin bir kez daha teyit edildiğini söyledi. Bu büyüme sonucunda milli gelirin 1,6 trilyon dolara, kişi başı gelirin ise 18 bin 40 dolara ulaştığını da ekledi. Yılmaz, bu sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla dünyanın en büyük 16'ncı ekonomisi olmayı ve yüksek gelirli ülkeler arasına katılmayı hedeflediklerini dile getirdi.

SEKTÖRLERE GÖRE BÜYÜME ANALİZİ

Sektörel bazda bakıldığında, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde sanayi sektörü yüzde 0,9 büyürken, hizmetler sektörü (inşaat dahil) yüzde 3,7'lik bir büyüme kaydetti. Tarım sektörü ise olumsuz iklim koşullarının etkisiyle yüzde 7,2 oranında küçüldü. Yıl genelinde hizmetler sektörünün yüzde 4,3'lük büyümesiyle ekonomiye önemli katkı sağladığını belirten Yılmaz, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, sosyal konut projeleri ve kentsel dönüşüm gibi yatırımların inşaat sektörünü olumlu etkilediğini ve sektörün yüzde 10,8 gibi yüksek bir oranla büyüdüğünü sözlerine ekledi. Sıkı makroekonomik politikalara rağmen, seçici desteklerle sanayi sektörünün yıl genelinde yüzde 2,9 büyüyerek üretim kapasitesindeki direncini gösterdiğini belirtti.

MAKROEKONOMİK İSTİKRAR VE GELECEK VİZYONU

Yılmaz, 2025'te iş gücü ödemelerinin milli gelire oranının yüzde 32,7 ile yüksek seviyesini koruduğunu, toplam tüketim harcamalarındaki yüzde 3,5'lik artışın yanı sıra sabit sermaye yatırımlarındaki yüzde 7'lik ve makine-teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5'lik artışın, büyümenin daha dengeli bir yapıya evrildiğini gösterdiğini ifade etti. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan mali disiplinin bir yansıması olarak kamu tüketiminde sınırlı bir artış yaşandığını ve bütçe açığının milli gelire oranının OVP öngörüsünün altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Küresel ekonomideki belirsizlikler ve zayıf talep nedeniyle net mal ve hizmet ihracatının büyümeyi aşağı yönlü etkilediğini ancak Türkiye ekonomisinin güçlü üretim kapasitesi ve çeşitlenmiş ihracat yapısıyla dış dalgalanmalara karşı direncini koruduğunu vurguladı. Cari açığın milli gelire oranının yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede devam ettiğini belirten Yılmaz, 2026-2028 dönemini kapsayan OVP hedefleri doğrultusunda, ekonominin şoklara karşı direncini artıran, enflasyonla mücadeleyi güçlendiren, yatırım ortamını iyileştiren ve verimlilik artışını destekleyen politikaları kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.