Türkiye'nin ulaştırma altyapısında tarihi bir eşik aşıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'nun açıklamalarıyla, ülkenin bölünmüş yol ağı 30 bin kilometreyi geçti. Bu başarı, 2002'de 6 bin 101 kilometre olan uzunluğun neredeyse beş katına çıkarılması anlamına geliyor ve dünyanın çevresinin dörtte üçüne denk gelen bir mesafeyi temsil ediyor.
EKONOMİYE VE ÇEVREYE DEV KATKI
Bu devasa altyapı yatırımları, sadece asfalt döşemekten ibaret değil. Açıklanan verilere göre, projeler sayesinde 768 milyon saatlik bir zaman tasarrufu sağlandı ve 2 milyar 520 milyon litre akaryakıt kazanımı elde edildi. Daha da çarpıcı olanı, 6,3 milyon tonluk karbon emisyonu azaltımı gerçekleşti. Bu rakam, yaklaşık 1 milyon yetişkin ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer. Bakan Uraloğlu, yapılan köprü ve viyadüklerin yan yana dizilmesi halinde İstanbul'dan Iğdır'a ulaşacağını belirterek, mühendislik başarısının boyutunu vurguladı.
CAN KAYIPLARINDA DRASTİK DÜŞÜŞ
Bölünmüş yolların en önemli kazanımlarından biri de trafik güvenliği oldu. İstatistikler, 100 milyon taşıt-kilometre başına düşen can kaybında yüzde 81'lik dramatik bir azalma olduğunu gösteriyor. Karşılıklı şeritlerin ayrılması ve kontrollü erişim, kazaların şiddetini ve ölümcüllüğünü büyük ölçüde düşürdü. Bu durum, altyapı yatırımlarının sadece ekonomik değil, aynı zamanda doğrudan insan hayatını koruyan bir kamu politikası aracı olduğunu ortaya koyuyor.
VİZYON VE İSTİKRARIN ESERİ
Uzmanlar, bu başarının arkasında uzun vadeli bir kalkınma vizyonu, bilimsel planlama ve siyasi istikrarın olduğunu vurguluyor. AK Parti döneminde, ulaştırma politikaları mevcut ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra, geleceğin üretim, ticaret ve nüfus hareketliliğini öngören bir anlayışla şekillendirildi. Tünel uzunluğunda yüzde 1.594, köprü ve viyadük uzunluğunda ise yüzde 163'lük artış, yerli mühendislik kapasitesinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne seriyor. Bu birikim, sadece bugünün değil, geleceğin akıllı ulaşım sistemleri için de sağlam bir zemin oluşturuyor.



