Küresel seyahat pazarında Türkiye'nin payı sürekli artarken, turizmciler yaz sezonu için umutlu bir bekleyiş içinde. Savaşın sona ermesi veya bir uzlaşı haberi ile birlikte en hızlı toparlanacak sektörün turizm olacağı öngörülüyor. Kamu ve özel sektör, gelişmelere hızlı yanıt vermek için kaynak pazarları yakından takip ediyor.

NİSAN VE MAYIS AYLARINDA ZAYIF BEKLENTİ
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, küresel seyahat pazarında büyük endişelere yol açtı. Normalde dünya turizminin 2026’da yüzde 4-5 büyümesi beklenirken, Orta Doğu'daki risk ortamı, turistlerin planlarını gözden geçirmesine neden oluyor. Türkiye, Akdeniz çanağında güçlü bir turizm ülkesi olmasına rağmen, genel moral bozukluğu ve uçuş aksaklıkları turist hareketliliğini kısıtlıyor. Antalya bölgesindeki turizmciler nisan ve mayıs aylarında beklenen hareketliliğin zor olacağını belirtse de, yılın geri kalanı için umutlarını koruyorlar.
RUS TURİSTLERİN TALEBİ ARTIYOR
Savaş öncesindeki rezervasyon akışında bir azalma olsa da, Rus turistlerin talebinde artış gözlemleniyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Hakan Saatçioğlu, turizmdeki toparlanmanın bir uzlaşı veya olumlu haberlere bağlı olacağını ifade ederken, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Batı Akdeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Özgen Uysal, belirsizliklerin devam etmesi durumunda toparlanmanın yavaşlayacağına dikkat çekiyor. Uysal, Avrupa'nın içine kapandığını ancak Türkiye'de Rus talebinin arttığını vurguladı. Bodrum turizm sektörü de küresel gelişmeler karşısında temkinli ama umutlu bir hazırlık içinde. Bodrum Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, geçen yıla göre yüzde 4'lük bir artış beklediklerini belirtti. Ayrıca, İran savaşının günlük maliyetinin 600 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Eğer çatışmalar devam ederse, bölgede 60 milyar dolarlık turizm geliri kaybolacak. Orta Doğu, uluslararası transit trafiğinin yaklaşık yüzde 15’ini karşılayan önemli bir merkez konumunda.


