2026 yaz sezonu için tatil planları yapanları şimdiden bir telaş sardı. Özellikle Bodrum, Çeşme ve Alaçatı gibi gözde turistik bölgelerdeki otel fiyatlarının dudak uçuklatan seviyelere ulaşması, vatandaşların tatil alışkanlıklarını değiştirmesine neden oluyor. Bodrum ve Alaçatı'da iki kişilik bir haftalık tatilin maliyeti 100 bin lirayı aşarken, bu durum birçok ailenin tatil süresini kısaltmasına yol açtı. İşletmeciler ise boş kalan plajlar ve oteller karşısında dertli.
GECELİK KONAKLAMA ASGARİ ÜCRETTEN YÜKSEK
Tatil bölgelerindeki konaklama ücretleri, vatandaşların bütçelerini zorlamaya devam ediyor. Şaşırtıcı bir şekilde, bazı otellerin bir gecelik konaklama ücreti, asgari ücreti geride bırakmış durumda. Bodrum'da gecelik ortalama konaklama fiyatları 10 bin TL'yi aşarken, lüks segmentte bu rakam 50 bin TL'yi bulabiliyor. Sadece konaklama için iki kişinin bir haftalık Bodrum tatili bütçesi 35 bin ila 75 bin TL arasında değişirken, ultra lüks tesislerde bu rakam 700 bin TL'ye kadar çıkabiliyor. Çeşme ve Alaçatı'da yedi gecelik konaklama 28 bin ila 60 bin TL civarında seyrederken, Antalya, Marmaris ve Kuşadası gibi diğer popüler destinasyonlarda da benzer yüksek rakamlar görülüyor. Ancak fahiş fiyatlar sadece otellerle sınırlı değil; bazı işletmelerde plaj giriş ücretleri kişi başı 230 avroya kadar çıkabiliyor. Lahmacun 30 avro, hamburger ise 42 avro gibi astronomik fiyatlarla satılıyor.
TATİL SÜRESİ KISALIYOR, TERCHİHLER DEĞİŞİYOR
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Turizm Komisyonu Başkanı Mehmet Gem, artan fiyatlar nedeniyle vatandaşların tatilden tamamen vazgeçmediğini ancak tercihlerini değiştirdiğini vurguluyor. Gem, "En belirgin değişim, konaklama süresinde yaşandı. Geçmişte 15 gün tatil yapan bir aile bugün aynı tatili 7-10 güne düşürüyor. Tatilden vazgeçmek yerine süreyi kısaltıyorlar." dedi. Tüketiciler, bütçelerine uygun alternatiflere yönelerek, daha önce tercih ettikleri 5 yıldızlı tesisler yerine 4 yıldızlı veya aile işletmesi niteliğindeki yerleri tercih etmeye başladılar. Yerli turistlerin de desteklenmesi amacıyla, Avrupa pazarlarına uygulanan fiyat avantajlarının yerli turistler için de değerlendirilmesi gerektiği çağrısı yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı'nın bu konuda sektörle işbirliği yapması, iç turizmi canlandırabilir. Yılın ilk yarısındaki jeopolitik gelişmeler ve Orta Doğu'dan gelen turist sayısındaki düşüşe rağmen, bölgede tansiyonun düşmesiyle temmuz, ağustos ve eylül aylarında sektörde hareketlilik bekleniyor.



