DÜNYA
Yayınlanma : 10 Ekim 2025 08:47
Düzenleme : 10 Ekim 2025 08:47

Trump'ın planı: İsrail-Hamas ateşkesi ve rehineler için kritik görüşmeler

Trump'ın planı: İsrail-Hamas ateşkesi ve rehineler için kritik görüşmeler
Donald Trump'ın arabuluculuğunda, İsrail ve Hamas arasında 2 yıl süren çatışmaların ardından ateşkes ve rehinelerin değişimi anlaşması sağlandı. Uluslararası baskı ve Trump'ın diplomatik çabaları, bu kritik anlaşmanın önünü açtı.

İsrail ve Hamas arasında, çatışmaların başlamasından 2 yıl 2 gün sonra, 9 Ekim'de ateşkes ve rehinelerin değişimi anlaşması sağlandı. Bu anlaşma, 60 binden fazla Filistinli sivilin hayatını kaybettiği, 160 bine yakın kişinin yaralandığı ve Gazze'nin büyük ölçüde tahrip olduğu çatışmaların ardından geldi.

TRUMP'IN BARIŞ GİRİŞİMİ

Eski ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldiğinde Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail-Hamas çatışmasının sona erdirilmesini öncelikleri arasına almıştı. İlk 6 ayda istediği ilerlemeyi kaydedemeyen Trump, özellikle uluslararası itibarını korumak adına Ağustos ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı zirveden sonuç alamayınca tüm dikkatini İsrail-Hamas çatışmasının sonlandırılmasına yöneltti. Damadı Jared Kushner ve Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından Temmuz ayından bu yana hazırlanan barış anlaşması taslağı, Trump'ın Netanyahu ve önde gelen Müslüman ülke liderleriyle yürüttüğü müzakerelerin temelini oluşturdu. Bu süreçteki en önemli görüşmelerden biri, 23 Eylül'de New York'ta Trump'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 8 Müslüman ülke liderine barış planını sunduğu toplantıydı. Bu plan, Filistinlilere ait toprakları tanımlaması ve yönetimini kabul etmesi açısından önem taşıyordu.

ULUSLARARASI BASKI VE KATAR SALDIRISI

Trump'ın Netanyahu üzerindeki etkisi, İsrail'in giderek artan uluslararası baskı karşısında yalnızlaşmasıyla daha da belirginleşti. 22 Eylül'de başlayan BM Genel Kurulu, İsrail'in tarihte hiç olmadığı kadar yalnızlaştığını ortaya koydu. Fransa ve İngiltere gibi birçok Batılı ülkenin Filistin Devleti'ni tanıması ve iki devletli çözüm dışında bir seçeneği kabul etmeyeceklerini açıklaması, siyasi baskının artmasına neden oldu. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında yakalama kararı vermesi ve İsrail ordusunun Gazze'deki eylemlerinin "soykırım" olarak nitelendirilmesi de İsrail'i köşeye sıkıştırdı. 9 Eylül'de Katar'da müzakere halindeki Hamas heyetine düzenlenen askeri saldırı ise ABD tarafından "sınırların aşılması" olarak görüldü ve Trump'ın sert tepkisine yol açtı. Bu saldırı, Netanyahu'nun çatışmayı yayma stratejisinin sonunu getirdi ve İsrail Başbakanı'nın Katar Emiri'nden özür dilemesine neden oldu. Hamas da Gazze'deki durumun sürdürülemez hale gelmesi ve Filistinlilerin artan baskısı nedeniyle ateşkesi kabul etmek durumunda kaldı.