OTOMOTİV
Yayınlanma : 12 Haziran 2026 17:19
Düzenleme : 12 Haziran 2026 17:19

Toyota'dan Brüksel'e sert uyarı: Türkiye'yi dışlarsanız faturası ağır olur

Toyota'dan Brüksel'e sert uyarı: Türkiye'yi dışlarsanız faturası ağır olur
Toyota, AB'nin yeni yasa taslağının Türkiye gibi ülkelerdeki yatırımları ve istihdamı riske atacağını belirterek, Brüksel'i dışlayıcı politikalardan vazgeçmeye çağırdı. Jaguar Land Rover da benzer endişeleri dile getirdi.

Otomotiv sektörünün devlerinden Toyota, Avrupa Birliği'nin (AB) yeni 'Endüstriyel Hızlandırıcı Yasa' taslağına sert tepki gösterdi. Brüksel'in planladığı, AB dışı üretim merkezlerini dışarıda bırakacak kuralların, sadece Türkiye'yi değil, Birleşik Krallık ve Fas gibi ülkelerdeki yatırımları, istihdamı ve rekabet gücünü de ciddi şekilde zayıflatacağı uyarısında bulunuldu.

AB'NİN DIŞLAYICI YASASI ENDİŞE YARATIYOR

Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı taslak, filolar ve küçük elektrikli araçlar için kamu alımları ile devlet sübvansiyonlarından yararlanma şartı olarak araçların AB sınırları içinde üretilmesini öngörüyor. Ayrıca, bataryalar haricinde otomotiv parçalarında yüzde 70 oranında AB içi yerel içerik zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Bu katı ve dışlayıcı politikalar, AB pazarına yoğun şekilde araç ihraç eden küresel otomotiv üreticilerinde büyük bir endişeye yol açmış durumda.

TOYOTA VE JAGUAR LAND ROVER'DAN ORTAK TEPKİ

Toyota Avrupa Operasyonları Yöneticisi Yoshihiro Nakata, Türkiye ve Birleşik Krallık gibi stratejik üretim üslerinin bu düzenlemenin dışında bırakılmasının, gelecekteki yatırımları, teknoloji transferini ve istihdamı büyük bir riske atacağını vurguladı. Avrupa ve Birleşik Krallık genelinde 8 fabrikası ve yaklaşık 25 bin çalışanı bulunan Toyota, bu bölgelerde üretilen araçların da AB teşvikleri kapsamına dahil edilmesini talep ediyor. Şirket, bu dışlayıcı politikanın Avrupa'da üretilen otomobilleri Çinli rakiplerine karşı çok daha pahalı hale getireceği uyarısını da paylaştı. Benzer bir çağrıda bulunan Jaguar Land Rover da kuralların sadece fabrikaların coğrafi konumuna göre değil, üreticilerin Avrupa ekonomisine sağladığı genel katma değer ve ihracat potansiyeli üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Ancak Avrupa Komisyonu, yeşil dönüşümü hızlandırmak ve birlik içindeki tedarik zincirlerini korumak adına bu adımların kritik olduğunu savunarak geri adım atmıyor.