Tennessee eyaletinin Sweetwater ve Madisonville bölgeleri arasında yer alan Craighead Mağaraları, 1905 yılında genç bir kaşifin dar bir tünelden geçerek ulaştığı devasa bir yeraltı gölüyle bilim dünyasını şaşırttı. 'Kayıp Deniz' (The Lost Sea) olarak bilinen bu gizemli oluşumun, yerli halk Çerokiler döneminden beri var olduğu bilinen mağara sisteminin derinliklerinde saklı kaldığı ortaya çıktı.
20 BİN YILLIK JEOLOJİK MİRAS ORTAYA ÇIKTI
Craighead Mağaraları, sadece büyüklüğüyle değil, aynı zamanda barındırdığı tarihi ve paleontolojik hazinelerle de dikkat çekiyor. Mağaranın 'konsey odası' olarak adlandırılan bölümünde Çerokilere ait ok uçları, takılar ve silahlar gibi arkeolojik buluntulara rastlanırken, derin kanyonlarda yaklaşık 20 bin yıl öncesine, Pleistosen dönemine ait olduğu belirlenen bir jaguarın ayak izleri ve kemik kalıntıları bulundu.
GÖLÜN SINIRLARI HENÜZ BİLİNMİYOR
Yapılan son ölçümler, yüzeyde görünen göl kısmının yaklaşık 243 metre uzunluğunda ve 67 metre genişliğinde olduğunu gösteriyor. Ancak su altı araştırmaları, gölün daha da genişleyerek farklı odalara bağlandığını ve keşfedilen su alanının 5,2 hektarı aştığını ortaya koyuyor. Dalgıçların haritalama çalışmaları devam etse de, Kuzey Amerika'nın en büyük yeraltı gölü olduğu düşünülen bu yapının tam sınırları ve son noktası hala belirsizliğini koruyor.
IŞIKSIZ ORTAMDA EVRİLEN EKOSİSTEM GÖZLEM ALTINDA
Turizme açılan bu yeraltı gölüne yerleştirilen yaklaşık 300 gökkuşağı alabalığı, doğal ışık almayan bu eşsiz ortamda ilginç bir evrimsel sürece girdi. Mağara rehberlerinin aktardığı bilgilere göre, bu balıklar zamanla görme yetilerini ve vücut pigmentlerini kaybetmeye başlıyor. Yılda yaklaşık 150 bin ziyaretçiyi ağırlayan bu ulusal doğal anıt, hem çözülemeyen gizemleri hem de kendine özgü izole ekosistemiyle bilimsel araştırmaların merkezi olmaya devam ediyor.


