Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Kent Üniversitesi'ndeki açılışta teknoparklardaki başarı hikayesini gözler önüne serdi. Akademisyenlerin kurduğu girişimlerin küresel pazarda yarattığı etki, Türkiye'nin teknoloji ihracatındaki dönüşümün en somut göstergesi oldu.
AR-GE'NİN EKONOMİK DEVRİMİ
Teknoparklardaki 2 bin 200 girişim, bugüne kadar 2 milyar doları aşan ürün ve hizmet satışı gerçekleştirerek ülke ekonomisine önemli katkı sağladı. Bu rakam, bilimsel araştırmaların ticarileşmesiyle elde edilen başarının sadece bir başlangıç olduğunu işaret ediyor. Kacır'ın vurguladığı gibi, teknoloji tabanlı üretim artık stratejik bağımsızlığın temel dayanağı haline geldi.
YERLİ ÜRETİMDE SIRADIŞI ATILIM
İstanbul Kent Üniversitesi'nde açılan entegre tesis, araştırma ile üretimi aynı çatı altında buluşturarak inovasyon ekosistemine yeni bir soluk getirdi. Yerli ilaç, elektrikli araç ve sürdürülebilir tarım alanlarındaki AR-GE çalışmaları, milli üretim kapasitesini güçlendirme hedefinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu merkezler, genç girişimcilere global pazarda rekabet edebilme fırsatı sunuyor.
TEKNOLOJİDE KÜRESEL ADIM
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 23 yılda 2'den 113'e çıkan teknopark sayısı, Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki kararlılığını yansıtıyor. Bu yapılar, sadece ekonomik getiri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda beyin göçünü tersine çevirerek yerli uzmanların ülke içinde kalmasına da katkıda bulunuyor.



