TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı kapsamlı raporu kamuoyuna duyurdu. 88 saat süren yoğun çalışmalar ve 4 bin 199 sayfalık tutanakların ardından tamamlanan yedi bölümlük rapor, Türkiye'nin on yıllardır mücadele ettiği terör sorununa kalıcı çözüm önerileri sunuyor. Rapor, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi köklerinden PKK'nın silah bırakma sürecine, yasal düzenlemelerden demokratikleşme adımlarına kadar geniş bir perspektif içeriyor.
TERÖRÜN BEDELİ VE KALICI ÇÖZÜM ARAYIŞI
Kurtulmuş, yaptığı konuşmada terörün Türkiye'nin enerjisini tüketen bir 'vekalet savaşı aparatı' haline getirildiğine dikkat çekti. On yıllardır ülkenin ağır bedeller ödediğini belirten Kurtulmuş, terör eylemlerinin kalkınma ufkunu daralttığını, sosyal bağları örselediğini ve siyaseti güvenlik reflekslerine sıkıştırdığını vurguladı. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle terör örgütlerinin bölgede bölünme ve parçalanmanın aracı olarak kullanıldığını ifade eden Kurtulmuş, yerel sorunların küresel hesapların aracı haline getirildiğini söyledi.
BÖLGESEL BARIŞ İÇİN BÜTÜNLEŞTİRİCİ POLİTİKALAR
TBMM Başkanı, bölgede yaşanan istikrarsızlık ve adaletsizliğin emperyal müdahalelerin sonucu olduğunu belirtti. Bu müdahalelere en güçlü cevabın 'daha fazla kardeşlik ve bütünleşme' olduğunu söyleyen Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgede bütünleştirici politikaların öncüsü olmaya devam edeceğini açıkladı. Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer kardeş halklarla oluşturulacak doğal ittifakın, emperyalistlerin parçalanma senaryolarını bozacağını ve yeni bir dönemi başlatacağını ifade etti.
ÇOK BOYUTLU ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Rapor, terör sorununun çözümünün sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını, çok boyutlu, çok yönlü ve çok taraflı politikaları zorunlu kıldığını ortaya koyuyor. Siyasal meşruiyetin, toplumsal kabulün ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan rapor, dar siyasi çıkarların ötesinde bir yaklaşım benimsemektedir. Kurtulmuş, bu konunun varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle risk hesaplarının konusu olamayacağını, basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşacağını belirtti.



