İşlenmiş et ürünlerinin kanser riski taşıdığına dair İngiliz bilim insanlarının uyarıları, Hürriyet yazarı Fulya Soybaş tarafından gündeme getirildi. Sucuk, salam, pastırma ve jambon gibi sıkça tüketilen ürünlere, sigara paketlerindeki gibi kanser uyarısı basılması önerisi, uzmanların farklı görüşlerini ortaya koydu.

MİKTAR HER ŞEYDİR: DENGELİ TÜKETİMİN SIRRI
Uludağ Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mustafa Tayar, 'Her şey zehirdir, önemli olan miktarıdır' prensibini vurgulayarak konuya yaklaşıyor. Etin doğası gereği çabuk bozulduğunu ve muhafaza için uygulanan işlemlerin, özellikle teknoloji devreye girdiğinde bakteri riskini artırabildiğini belirtiyor. Bu riskleri önlemek amacıyla kullanılan tuz, nitrat ve nitrit gibi kimyasalların, renklendirme, raf ömrünü uzatma ve aroma verme gibi faydalarının yanı sıra, 'kanserojen bileşikler' oluşumuna da yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Prof. Dr. Tayar, bu kimyasalların doğru tekniklerle ve uygun miktarlarda kullanılmasının hayati önem taşıdığını ekliyor.
TÜRKİYE'DE ÜRETİM FARKI: DOĞALLIK MI, GÜVENLİK Mİ?
Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras ise Türkiye'deki üretim süreçlerinin İngiltere'den farklı olduğunu savunuyor. Aras, Türkiye'de pastırma ve sucuk gibi ürünlerin daha doğal yöntemlerle üretildiğini, kullanılan nitrit miktarının Gıda Kodeksi'ne uygun olduğunu ve jel yerine baharat, salça, çemen gibi doğal ürünlerin tercih edildiğini belirtiyor. Tarım Bakanlığı denetimindeki firmaların belirlenen sınırları aşamayacağını ve etiketinde ne varsa o ürünü sunduğunu ifade eden Aras, 'pastırma, sucuk kanser yapar' söylemini kesinlikle reddediyor. Ancak merdiven altı üretim yapanların olabileceğine dikkat çekerek, denetimin yetkililerin, ne yediğini bilmenin ise vatandaşın görevi olduğunu vurguluyor.


