Dünya, bildiğimiz su krizinin ötesinde yeni ve daha tehlikeli bir kavramla yüzleşiyor: 'Su İflası'. Bazı büyük metropoller için artık geri dönüşü olmayan bir noktaya gelindiği belirtiliyor.
AFGANİSTAN'DA KORKUTAN TABLO
İklim değişikliği ve kontrolsüz nüfus artışının tetiklediği bu felaket, özellikle Afganistan'ın başkenti Kabil'de en acil haliyle hissediliyor. 6 milyonluk şehirde yeraltı sularının aşırı kullanımı nedeniyle, radikal önlemler alınmazsa şehrin sadece 4 yıllık suyu kaldığı rapor ediliyor. Uzmanlar, Kabil'in 2030'u görememe ihtimalinin altını çiziyor.
DÜNYA NÜFUSUNUN YARISI RİSK ALTINDA
BM raporunun arkasındaki isim Kaveh Madani, birçok bölgenin 'su bütçesinin çok üzerinde yaşadığını' belirterek, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Sorun sadece Kabil ile sınırlı değil; dünya nüfusunun yarısının, yani 4 milyar insanın yılda en az bir ay şiddetli su kıtlığı çektiği ifade ediliyor. Tehlike çanlarının çaldığı diğer büyük şehirler arasında ABD'den Los Angeles ve Las Vegas, İran'dan ise Tahran yer alıyor. Bu şehirlerde su seviyeleri düşerken, yetkililerin büyümeyi ve inşaatı teşvik etmesi 'iflası' hızlandırıyor.
TEK ÇÖZÜM VERİMLİLİK MODU
Uzmanlara göre, suyun sınırsız olmadığını kabul ederek 'tasarruf' yerine 'verimlilik' moduna geçmek tek kurtuluş yolu. Özellikle tarım sektöründe yapay zeka destekli sulama sistemleri ve dayanıklı bitki türlerinin kullanımı, insanlığın son şansı olarak görülüyor. Ne kadar gecikilirse, ödenecek 'iflas faturası'nın o kadar ağır olacağı vurgulanıyor.



