Avrupa Birliği'nin (AB) dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında hazırladığı yeni düzenlemeler, sosyal medya devlerini rahatsız etti. Büyük teknoloji şirketleri, bağımlılık yaratan tasarım özelliklerinin sınırlanmasına karşı yoğun lobi faaliyetleri yürütüyor.

SOSYAL MEDYA DEVLERİNDEN YOĞUN LOBİ FAALİYETLERİ
Corporate Europe Observatory'nin raporuna göre, Google, Meta, TikTok, Snapchat gibi şirketler, AB Komisyonu'nun Dijital Açıklık Yasası'na (DFA) karşı şimdiden harekete geçti. AB Komisyonu'nun yılın son çeyreğinde açıklaması beklenen DFA, Facebook, Instagram, TikTok ve Snapchat gibi platformlardaki sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve anlık bildirim gönderme gibi bağımlılık yapıcı algoritmaları kısıtlamayı hedefliyor. Bu çerçevede, kullanıcıların bağımlılık yapıcı özellikler konusunda tercih hakkı olması planlanıyor.
TÜKETİCİLER ENDİŞELİ, ŞİRKETLER İTİRAZ EDİYOR
AB Komisyonu'nun yürüttüğü görüşmelere katılan tüketicilerin yüzde 70'i sosyal medya şirketlerinin bağımlılık oluşturan algoritmalarından endişe duyduğunu belirtti ve DFA'daki önlemleri destekledi. Tüketicilerin büyük çoğunluğu, bu tür algoritmaların hem çocuklar hem de yetişkinler için kapatılmasını talep ediyor. Ancak teknoloji şirketleri, mevcut yasaların yeterli olduğunu savunarak, yeni düzenlemelerin inovasyonu engelleyeceğini ve AB'nin teknolojik olarak geride kalmasına neden olacağını iddia ediyor. Meta, Google ve Snapchat gibi şirketlerin temsilcileri, AB Komisyonu yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerde, bağımlılıkla mücadele konusunun zaten ele alındığını ve şirketlerin yaşa uygun düzenlemeleri olduğunu belirtiyor.
DEMOKRASİ İÇİN TEHDİT UYARISI
Araştırmacılar, büyük teknoloji şirketlerinin insanları platformlarda daha uzun süre tutma motivasyonunun, bağımlılık yapıcı özellikleri sürekli güçlendirme çabalarının temelinde yattığını vurguluyor. DFA'nın amacının, tüketicilere bağımlılık yaratan özellikleri kapatma imkanı sunmak olduğunu belirten uzmanlar, özellikle çocuklar için zararlı özelliklerin yasaklanması gerektiğini savunuyor. Bu tür önlemlerin alınmaması durumunda, sosyal medyanın manipülatif tasarımının aşırı sağ ve anti-demokratik siyasi güçlere desteği artırabileceği ve bunun demokrasi için ciddi bir tehdit oluşturacağı uyarısında bulunuluyor.


