Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, soru önergelerine verdiği yanıtta, 2017 yılında başlayan altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihraçlarının detaylarını açıkladı. Bireysel yatırımcılara yönelik başlayan ihraçlara, 2019 yılından itibaren kurumsal yatırımcılar da dahil edildi. Bu genişleme, yatırım tabanını büyütmeyi ve yatırım enstrümanlarını çeşitlendirmeyi amaçlıyordu.
ALTIN TAHLİLLERİ İLE FİNANSAL SİSTEME KATKI
Şimşek, 'Yastık altı' olarak adlandırılan birikimlerin finansal sisteme kazandırılmasını hedefleyen bu ihraçlar kapsamında, 2025 yılı Haziran ayı sonuna kadar toplamda 577.4 ton altın karşılığı 669.9 milyar TL senet ihracı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu rakam, kamu finansmanında altın tahvillerinin önemli bir rol oynadığını gösteriyor.
MAKROEKONOMİK DEĞİŞKENLERE DUYARLI OLAY AZALTILDI
Bakan Şimşek, kamu finansman ihtiyacının stratejik ölçütlere dayalı borçlanma politikalarıyla karşılandığını ve bunun orta ve uzun vadede en uygun maliyetle yapıldığını vurguladı. Şimşek, bu politikalar sayesinde kamu borç stokunun yapısının güçlendirildiğini ve makroekonomik değişkenlere duyarlılığının önemli ölçüde azaltıldığını ifade etti. AB tanımlı borç stokunun GSYH’ye oranının ise 2025 yılı ilk çeyreği itibarıyla yüzde 25.3 seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı.



