Ahmet Yaşar, yaşanan süreçlerin sadece yapı güvenliğini değil, finansal dayanıklılığı da gözler önüne serdiğini vurguladı. Afetlerin ardından hayatın yeniden inşasında yalnızca fiziksel yeniden yapılandırmanın yeterli olmadığını belirten Yaşar, işletmelerin ayakta kalabilmesi, hane halkının kayıplarını telafi edebilmesi ve ekonomik düzenin sürdürülebilmesi için sigortanın kritik bir rol oynadığını ifade etti.
AFETLERİN EKONOMİK ETKİSİ
Yaşar, depremlerin toplam ekonomik etkisinin yaklaşık 103 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Sigorta sektörünün DASK ve diğer şirketlerle birlikte yaklaşık 5 milyar dolarlık tazminat ödemesi yaptığını söyleyen Yaşar, sigorta sisteminin afet sonrası en hızlı nakit akışını sağladığını ve bu durumun vatandaşların ve işletmelerin toparlanmasında ne denli önemli olduğunu dile getirdi.
SİGORTASIZLIK RİSKİ
Yaşar, ekonomik kaybın büyük bir kısmının hâlâ sigorta koruması dışında kaldığını ve bu durumun sigortasızlık riskini artırdığını vurguladı. Depremlerle birlikte sigortanın işlevinin daha belirgin hale geldiğini belirten Yaşar, sigortanın üretimin devamını sağladığını, işletmelerin kapanmasını önlediğini ve kamu üzerindeki mali yükü azalttığını ifade etti. Bu bağlamda, sigortanın bir gider kalemi olarak değil, bir güvenlik mekanizması olarak görülmesi gerektiğini söyledi.



