ÇEVRE
Yayınlanma : 29 Eylül 2025 10:29
Düzenleme : 29 Eylül 2025 10:29

Sıfır Atık Projesi: Türkiye'nin Küresel Çevre Diplomasi Başarısı ve Ekonomik Kazanımları

Sıfır Atık Projesi: Türkiye'nin Küresel Çevre Diplomasi Başarısı ve Ekonomik Kazanımları
Prof. Dr. Zakir Avşar, Sıfır Atık Projesi'nin Türkiye'yi çevre politikalarında örnek bir ülke haline getirdiğini ve Emine Erdoğan ile Murat Kurum'un liderliğinde küresel bir başarıya ulaştığını belirtti. Proje, hem ekonomik kazanımlar sağlıyor hem de topl

Prof. Dr. Zakir Avşar, Emine Erdoğan'ın vizyoner liderliğini ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un kararlı uygulamalarını vurgulayarak, Türkiye'nin çevre politikalarında örnek bir ülke konumuna geldiğini belirtti.

ULUSLARARASI SIFIR ATIK GÜNÜ

Sıfır Atık projesi, uluslararası alanda Türkiye'nin yumuşak gücünü ortaya koyarak küresel diplomasi başarısı elde etti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 30 Mart'ın "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan edilmesi, Türkiye'nin çevre diplomasisindeki liderliğini pekiştiren tarihi bir başarı olarak kayıtlara geçti. Emine Erdoğan'ın bu süreçteki BM Genel Kurulu'na hitabı ve BM Sıfır Atık Danışma Kurulu başkanlığı, Türkiye'nin bu alandaki etkinliğini artırdı.

EKONOMİK VE ÇEVRESEL KAZANIMLAR

Bu hareket, sadece bir çevre politikası olmanın ötesinde, önemli bir ekonomi politikası olarak da değerlendiriliyor. Sekiz yıllık süreçte 256 milyar TL'lik ekonomik katkı sağlandı, 227,3 milyar kWh enerji tasarrufu gerçekleştirildi ve 1,71 trilyon litre su kazanımı elde edildi. Bu kazanımlar, Türkiye'nin karbon emisyonlarını azaltma hedeflerine ulaşmasına yardımcı olurken, sanayi sektöründe maliyetleri düşürerek rekabet gücünü de yükseltiyor. Yakın gelecekte hayata geçirilecek Depozito Yönetim Sistemi ile yılda 25 milyar şişenin geri toplanması ve yaklaşık 520 milyon avro ek ekonomik kazanç sağlanması hedefleniyor.

TOPLUMSAL SEFERBERLİK VE GELECEK STRATEJİLERİ

Sıfır Atık, toplumun geniş kesimlerinin katılımıyla bir "ulusal seferberlik" haline geldi. 25 milyondan fazla kişiye verilen eğitimler sayesinde çevre bilinci, bireysel bir alışkanlığın ötesine geçerek ulusal bir refleks olarak benimsendi. Yerel yönetimler ve özel sektörün de sürece dahil olmasıyla bu etki daha da güçlendi. Prof. Avşar, Türkiye'nin bu başarıyı daha da ileriye taşıması için yeşil finansman ve karbon piyasalarının geliştirilmesi, geri dönüştürülmüş hammadde kullanan sanayiye teşvikler, atık yönetiminde dijital takip ve yapay zekâ çözümleri, uluslararası platformlarda yeşil diplomasi girişimleri, şehirlerde sıfır atık altyapısının zorunlu hale getirilmesi ve eğitim müfredatında sürdürülebilirlik derslerinin yaygınlaştırılması gibi stratejik adımları öneriyor. Türkiye'nin hedefi, 2035'e kadar %60 geri kazanım oranına ulaşmak ve 2053 net sıfır vizyonu doğrultusunda sıfır atığı yenilenebilir enerji, yeşil hidrojen ve akıllı şehir politikalarıyla entegre etmektir. Prof. Dr. Zakir Avşar'a göre, Sıfır Atık Hareketi Türkiye'yi küresel yeşil dönüşüme yön veren bir aktör konumuna taşıdı ve bu süreçte Emine Erdoğan'ın uluslararası vizyonu ile Murat Kurum'un kararlı tutumu büyük rol oynadı. Avşar, Türkiye'nin bu süreci başarıyla yönetmesi halinde, 21. yüzyılın sürdürülebilir kalkınma paradigmasında belirleyici bir rol üstleneceğini vurguladı.