Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından hazırlanan 2025 Yılı İsraf Raporu, dünyada ve Türkiye’de gıda israfının her geçen yıl arttığını ortaya koydu. Raporda, serpme kahvaltının Türkiye’deki en görünür israf örneklerinden biri olduğu vurgulandı. Milliyet gazetesi, iki yıl önce de bu konuya dikkat çekmiş ve büyük gıda israfını gündeme taşımıştı.

GIDA İSRAFINA DİKKAT ÇEKİCİ İSTATİSTİKLER
TİSVA Başkanı Halil Fatih Akgül, serpme kahvaltının Türkiye’de misafirperverliğin ve sosyal paylaşımın simgesi olarak kabul edildiğini ancak bu alışkanlığın ciddi bir gıda israfına yol açtığını belirtti. Akgül, tabağa konulan ama dokunulmayan yiyeceklerin hijyen kuralları nedeniyle tekrar kullanılamaması ve doğrudan çöpe gitmesi sorununa dikkat çekti. Uzmanlara göre serpme kahvaltı, “tüketim” değil, “gösterim” odaklı bir sofradır. Bu anlayış, porsiyon kontrolünü yok saymakta, geri dönüşü olmayan tabaklar üretmekte ve sürdürülemez bir tüketim modelini beslemektedir. Akgül, gıda israfıyla mücadelede bireysel farkındalık kadar, restoran ve otel gibi işletmelerin de ‘seçmeli kahvaltı’ gibi alternatif sunumlara yönelmesinin önemli olduğunu vurguladı. Gösterişli sofralar yerine ihtiyaca göre hazırlanmış sade ama doyurucu kahvaltı modelleri, hem doğaya hem insana daha büyük saygı göstergesi olacaktır.
MİLLİ KAYIP: YÜZDE 50 İSRAF
Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ramazan Bingöl, serpme kahvaltının yüzde 50’sinin çöpe gittiğini ve milyarlarca liralık ürünün heba olduğunu belirtti. Bingöl, çöpe giden bir reçelin sadece reçeli değil, onu yetiştiren çiftçinin emeğini, kullanılan enerjiyi, suyu ve yakıtı da boşa gittiğini vurgulayarak, bunun büyük bir milli kayıp olduğunu ifade etti. Restoranlarda hâlâ üç kişi gidip iki kişilik kahvaltı istemenin mümkün olmaması ve bu uygulamanın değişmesi gerektiğini söyleyen Bingöl, şeker hastasına on çeşit reçel gelmesinin ve bunların yenmeyip çöpe gitmesinin de bir örnek olduğunu belirtti. Bingöl, israfın artık sadece bir ahlak ya da ekonomi sorunu değil, milli güvenlik meselesi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu olarak israfla mücadeleye yönelik kapsamlı bir rapor hazırladıklarını ve gıda bankacılığı, porsiyon denetimi, yasalar ve yeni uygulamalar için tüm paydaşlarla çalıştıklarını açıkladı.
ÇÖPE GİDEN EKMEK VE DİĞER İSTATİSTİKLER
TİSVA verilerine göre, Türkiye’de gıda israfı dikkat çekici boyutta. Ülkede bir yılda kişi başına çöpe atılan yiyecek miktarı 102 kilogram olarak tahmin ediliyor. Her yıl ortalama 23 milyon ton gıda israf ediliyor ve meyve-sebzelerin yaklaşık yüzde 35’i sofraya ulaşamadan kayboluyor ya da çöpe gidiyor. İsraf en çok evlerde, hizmet sektöründe, perakendede ve dağıtım süreçlerinde görülüyor. Türkiye’de her gün yaklaşık 12 milyon ekmek çöpe atılıyor. Bu da yılda 4 milyar 380 milyon ekmeğe denk geliyor. Çöpe giden gıda miktarının yüzde 5 azaltılması halinde on milyarlarca lira tasarruf edilebilir ve 900 bin ailenin 1 yıllık geçim gideri karşılanabilir. Dünyada ise üretilen gıdaların yaklaşık üçte biri kaybediliyor veya israf ediliyor, bunun küresel ekonomiye maliyeti 1 trilyon dolar.


