Avrupa Birliği, 12 Ekim'de yürürlüğe girecek yeni Giriş-Çıkış Sistemi (EES) ile Schengen bölgesine seyahat edenlerin pasaport damgalama uygulamasını sonlandıracak. Bu yeni sistem, sınır geçişlerini dijital olarak kayıt altına alarak parmak izi ve yüz tanıma verilerini toplayacak.

BİYOMETRİK VERİLERLE GÜVENLİK ARTIYOR
EES, AB vatandaşı olmayan kişilerin Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarında biyometrik verilerini toplayacak. Bu bölge, Güney Kıbrıs ve İrlanda hariç tüm AB ülkeleri ile İsviçre, İzlanda ve Norveç'i kapsıyor. Ziyaretçiler, ABD'ye girişte olduğu gibi, AB'ye girerken ve çıkarken parmak izi verecek. Bu uygulama, yasa dışı sınır geçişlerini azaltmayı ve ziyaretçilerin izin verilen süreden fazla kalmasının önüne geçmeyi amaçlıyor. AB vatandaşı olmayan kişiler, Schengen bölgesinde her 180 günün yalnızca 90 gününü geçirebiliyor.

AŞAMALI GEÇİŞ VE VERİ SAKLAMA
Sistem, ziyaretçilerin yüz ve parmak izlerini daha önce kaydedilmiş biyometrik verilerle karşılaştırarak çalışacak. İlk defa sisteme girenlerin fotoğrafı ve parmak izi alınacak, pasaport bilgileri kaydedilecek. Schengen sınır kapılarında kurulacak dijital kioslar ile bu kayıtlar ziyaretçiden alınacak. ABD, Kanada, Avustralya ve İngiltere vatandaşları gibi kısa süreli vizeden muaf olanlar da sisteme dahil edilecek. Yoğunluk yaşanmaması için uygulama aşamalı olarak devreye alınacak ve her üye ülke, sistemi nerede ve nasıl uygulayacağına kendisi karar verecek. AB Komisyonu, ülkelerin 12 Ekim'den itibaren en az bir sınır noktasında sistemi aktif hale getirmesini şart koştu. Sistem tam kapasiteye ulaşana kadar, pasaportlar damgalanmaya devam edecek. Bu geçiş süreci altı ay sürecek ve 9 Nisan 2026 itibarıyla pasaport damgalama uygulaması sona erecek. Bilgiler üç yıl boyunca sistemde saklanacak ve bu süre içinde yeniden seyahat edilirse bilgiler otomatik yenilenecek.






