Avrupa Birliği'nin (AB) sığınma politikasında köklü bir değişime yol açacak yeni Ortak Avrupa Sığınma Sistemi (GEAS) 12 Haziran'da yürürlüğe girmeye hazırlanırken, Almanya'da Schengen içi sınır kontrollerinin geleceği üzerine tansiyon yükseliyor.

SINIRLAR YENİDEN AÇILMALI MI?
Almanya'da hükümet ortakları ve muhalefet arasında 'Schengen içi sınır kontrolleri kaldırılmalı mı, yoksa devam mı etmeli?' sorusu etrafında sert bir tartışma yaşanıyor. Özellikle Hollanda ve Belçika sınırına yakın bölgelerdeki ticaret ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen bu durum, siyasi kutuplaşmayı da derinleştiriyor. İktidardaki Sosyal Demokrat Partili (SPD) yetkililer, yeni sığınma sisteminin yürürlüğe girmesiyle Schengen Bölgesi'nin temel prensibi olan serbest dolaşıma dönülmesi gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda, 12 Haziran'dan itibaren kontrollerin aşamalı olarak kaldırılması ve bu sürecin sakin sınır hatlarından başlatılması gerektiği belirtiliyor.

MUHALEFET VE SINIR EYALETLERİNDEN TEPKİ
Ancak Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) bu görüşe mesafeli yaklaşıyor. CDU'nun iç politika sözcüsü, yeni sistemin etkilerinin hemen görülmeyeceğini ve öncelikle İtalya ve Yunanistan gibi ilk giriş ülkelerinin kurallara uyumunun yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Kuzey Ren-Vestfalya İçişleri Bakanı da mevcut denetimlerin düzensiz göçü engellemede 'gerekli bir araç' olduğunu savunarak, fiziki sınır kapılarına dönmek istemediklerini ancak mevcut kontrollerin sürdürülmesinden yana olduklarını ifade ediyor. Hükümetin diğer ortakları ve muhalefet kanadı ise sınır kontrollerinin hem maliyetli hem de etkisiz olduğunu dile getiriyor. Yeşiller Partisi bu durumu 'göstermelik bir çözüm' olarak nitelerken, Hür Demokrat Parti (FDP) ciddi ekonomik kayıplar yaşandığını ve kaçak geçişlerin sadece yön değiştirdiğini belirterek denetimlerin derhal sonlandırılması çağrısında bulunuyor.
AB KOMİSYONU VE SINIR KENTLERİ BASKI YAPIYOR
DW'nin haberine göre, AB Komisyonu da Almanya'ya sınır kontrollerini bitirmesi yönünde baskı uyguluyor. AB Göç Komiseri, sığınma başvurularındaki düşüşü hatırlatarak, sabit kontroller yerine mobil biyometrik sistemler ve araç takip teknolojileri gibi modern yöntemlerin kullanılmasını öneriyor. Almanya sınırındaki Hollanda kentleri ise bu durumdan en çok etkilenen bölgeler olarak öne çıkıyor. Belediye başkanları, A3 otobanındaki kontrollerin lojistik aksaklıklara, yüksek yakıt maliyetlerine ve hatta ölümlü kazalara yol açtığını belirterek uygulamanın sona ermesini istiyor. Ayrıca, kontroller nedeniyle Almanya'dan Hollanda'ya alışverişe gidenlerin azalması, Hollandalı esnafın da tepkisine neden oluyor.


